Demek çiçek gönderdiler sana? Üzüldüm, üzüntümden ne çiçeği olduğunu anlayamadım yazından. Odanda duruyor öyle mi? Dediğim gibi odanda ki dolap olsaydım güpegündüz, birdenbire çıkıverirdim odandan. O çiçekler soluncaya kadar dışarıda dururdum hiç değilse. Hoşuma gitmedi. Her şey o kadar uzak ki... Yine de kapının tokmağını tutacak kadar yakın görüyorum..
Seni sevip sevmediğimi soruyorsun durmadan Milena. Çok zor bunun karşılığını vermek. Mektupla hiç verilmez hele (Son pazar günkü mektupla bile.) Bu yakınlarda yüz yüze gelirsek söylerim (nefessiz kalmazsam.)