Geleceği düşündüğüm yok, bilmiyorum çünkü. Bildiğim şu: Senden ayrı oldukça korkunun elindeyim, ona boyun eğiyorum, istediğinden daha çoğunu veriyorum, hem de hiç zorlanmadan, sevinçle kaptırmışım kendimi korkuya, ondan tüketiyorum kendimi.
..sen kulak asma bana, yine de her gün yaz bana, kısacık da olsa yaz, bugünkü mektubundan daha da kısa olsa, ikisi satır ya da bir satır, bir sözcük olsun yaz, Milena. Korkunç acılara boyun eğmek zorunda kalırım tek sözcüğünden yoksun olursam..
...odandaki o her zaman seni görebilen mutlu dolap olsam ne iyi olurdu: Seyrederdim seni, koltukta oturuşunu, mektup yazışını, yatışını ya da uykuya dalışını.. Neden mi değilim? Şu son günlerde nasıl bocaladığını ya da Viyana'dan ayrılmak zorunda kalışını görmek, üzüntüden yere yıkardı beni de ondan.