İnsan severek yürüdüğü yolları, okuduğu kitapları, selam verdiği sokak köpeklerini, her geçişte durup sigara yaktığı o manzaraya bakarken dinlediği şarkıları, her şeye rağmen beslediği umutlarını birine göstermek istiyordu bazen. Bak bu yollara bu yüzden yalnız çıkıyorum, bu evlerin önünden geçerken adımlarımı bu yüzden hızlandırıyorum, insanlara bu yüzden nefretle, dünyaya bu yüzden umutsuzlukla bakıyorum demek istiyordu. Öyle herkes tarafından olmasa bile, yalnız biri tarafından doğru anlaşılmak istiyordu…
Saye, Bektaş Şenel (syf 111)
Günaydın başlangıcı bulunmayan unutulmuşlukları taşıyan ırmaklar, hiçbir yere varmayan yollara varmak için yola düşenler, özgürlüğe kendini adamış mahpuslar, bulunmak istemeyeni aramayanlar, kendine verdiği sözü unutmayanlar. Günaydın bilgenin ve budalanın aynı anda baktığı ağaç.