Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan..
Dost, düşman söz eder kendi kavlince, Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...
Ahmet Arif
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su…
Ağıyor yeşil.
…. Ahmet Arif..
" Tanıdığım en güzel insanlar yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi, kaybı yaşamış ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar. Onlar oluşurlar.."
Bizler aynı sokağın çocukları, aynı yolun yolcularıyız. Şimdi Avaşîn’i izliyorum. Avaşîn’i izlerken sonsuz bir okyanusta büyük bir hayale dalar gibiyim. O kadar heyecanlanıyorum ki, ıssız bir çölde pusulaya ihtiyaç duymadan yürümek, koşmak istiyorum. Bütün vücudumu çöl sıcaklığının kavurduğu şu an, bu hayalleri, Avaşîn’in taze esintisi dağıtıyor...