'' Kalbini gömdüğün o mezardan ayrılmak istemedim. Ben şimdi çok eski, çokça yakılmış bir kitap nasılsa öyle hissediyorum. Kentlerden, insanlardan, onlardan, bunlardan ayrılma isteğim hep bu yüzden. Şuan çok şiddetli bir yağmura ihtiyacım var. Toprağın demlenip birşeylerin yeşermesi, veyahut başka şeyler.. Bilmediğim şeyler, boğazımı sıkmayacak şeyler.. Annemin yüreğime diktiği sevgi tohumları gibi şeyler. Neyse, uzatmayayım. Ben hala o mezarı suluyorum. O balkonda oturup birgün aniden, bu sokakta çıkacağına inanıyorum. Çünkü başka çarem yok.. "