Yazarın bütün kitaplarını okumuş biri olarak diyorum ki yazarın bence en güzel kitabı Kont .
Jolene, yaşadığı küçük kasabaya karşın hayalleri, tutkuları olan bir kadın. Sergio ile yollarının kesişmesi ve ona tutulmasıyla kitabımız başlıyor. Sergio, sevecen olduğu kadar tutkulu da bir aşık. Jolene'i kendine aşık ediyor ve ortalık karışıkken ortadan kayboluyor. Daha sonrasında Jolene'e ulaşıyor ve ondan zaman istiyor. Ancak zaman ile savaşan Jolene için bu mümkün değil. Elindeki adrese doğru yola çıkan Jolene, korku dolu olmasına karşın umutludur ta ki gerçekler gün yüzüne çıkana kadar.
İşte o sırada asıl adamımız benim aşkım Giovanni sahneye çıkıyor. Jolene Giovanni'nin hayatını kurtarıyor ve Giovanni'de bunun karşılığında ona kalacak bir yer buluyor. Ona sahip çıkıyor. Ancak bu başlangıç doğruların üzerine kurulu değil. Bunu ilerleyen sayfalarda okuyoruz. Giovanni cephesinde öyle şeyler var ki ne desem ne söylesem spoiler olacağı için bir şey söylemek istemiyorum. Okurken aynı heyecanı ve ters köşelerin verdiği şokları yaşamalısınız.
Giovanni ve Jolene arasında yavaş yavaş başlayan ve giderek büyüyen aşka an an şahit okurken ikisinin mutlu olma ihtimalinin de imkansız oluşuna tanık oluyoruz.
Giovanni herşeye, herkese rağmen bu aşkı yaşamak ve Jolene ile olmak istiyor ancak mafya liderinin radarına girmesiyle artık hayatları büyük tehlike altında. Bütün olanlara rağmen ikili aşklarını dolu dizgin yaşabilecekler midir? Hiçbir kayıp vermeden, acı çekmeden? Bunların cevaplarını öğrenmek için kitabı okumalısınız.
Kitabı çok çok çok sevdim. O kadar güzel ve heyecanlıydı ki elimden bırakamadım. Neler olacak, neler yaşanacak diyerek hızla okudum. Her bir ters köşeye şaşırırken olayların geldiği yerlere inanamadım. Hele son 50 sayfa. Kalbim paramparça oldu. Nefesim kesildi.