Bir anda bizi birbirimizden ayıran gerçeği kavradım: Onun hakkında düşünebileceklerim ona erişmiyordu; romanlarda rastlanan ruhbilimden fazlası gelmiyordu elimden. Oysa onun hükmü beni bir kılıç gibi biçiyor ve var olma hakkımı sorguya çekiyordu. Doğruydu bu, farkına varmıştım zaten: Benim var olmaya hakkım yoktu. Rastgele ortaya çıkmıştım, bir taş, bir bitki, bir mikrop gibi varlığımı sürdürüyordum. Hayatım her bakımdan küçük mutluluklara itiliyordu. Kimi zaman ne idüğü belirsiz işaretler gönderiyor, kimi zaman da sonuçsuz bir vızıltıdan başka bir şey duyulmuyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okuduğum kitabı avucumda kuvvetle sıkıyordum: Fakat en güçlü duyum bile körelmiş. Hiçbir şey gerçek gelmiyor; bir anda kaldırılıp atılabilecek bir karton dekorun ortasındayım sanki. Dünya soluğunu tutmuş, geçen gün Mösyö Achille'in beklediği gibi, bunalımını, Bulantı'sını bekliyordu.