Modern şehir yaşantısında insana ters gelen bir şey var.
İnsanlar buldukları her fırsatta kendilerini tabiatın kucağına attıklarına göre, modern şehir yaşantısı insan fıtratına pek de uygun düşmüyor. İnsan yaratılışı gereği (psikoloji lisanın dan hoşlananlar buna 'kolektif şuuraltı' desin) tabiatla hem hal olmak istiyor, onunla bütünleşmek, onun bir parçası olmak istiyor. İnsanın tabiattan kopuşu bu anlamda cennetten 'düşüş'üne benzer bir özellik arz ediyor. Ruh cennetten bir yansıma olan tabiatı arzular; çünkü o evvelemirde cennete aittir, dünyada bulunuşu bir sürgünlük halidir. Sürgün, yurdunu özler.
Modern şehir patojendir. Tımarhanede kaç kişi olduklarını soran bir yabancıya tımarhane sakininin verdiği cevap ne kadar da anlamlı görünüyor: "Bizi boşver. Asıl siz dışarı da kaç kişisiniz?"