HMZ

HMZ
MİA
İstanbul Üniversitesi
Rize
3 Şubat
77 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
-Gerek bireyin gerekse toplumun duygu ile düşünce ufkunu, dili çizer. Dil yoksa, duyguyla düşünce de olamaz. -Dili mahvedilmiş bir toplum-kültürün günleri sayılıdır. Dil, düşünce ufkumuzdur. Tek tek sözler, düşüncelerimiz ile duygularımızdır.
Reklam
-Kimilerinin son yirmi yılda diline pelesenk olmuş iddiası uyarınca, “Türklerin yüzde altmışı ahmakmış”. -Bir millet yahut kavim, fıtraten aptal olamaz. Böyle bir şeyi kanıtlar mahiyette aklı başında delil yok. Günü çoktan geçmiş Kuzey kavmiyetçi ırkçılığını çağrıştırır bir saçmalık.
-Ahlak sisteminin kurulduğu bir toplumda “görelilikler” en aza iner. Zira tutum ve davranışların, neye, nasıl uygun tarzda yürütebilecekleri sorununa artık açık ve keskin bir cevap getirilmiştir. -Kültürün seviyesi yükseldikçe, hele medeniyet aşamasına da erişince; toplumda hal ve hareketlerin bayağı kısıtlanmış olduğu görülse de, gerçekte kişilerin serbestçe davranma imkanı azalır.
-Ahlak sistemi ile çerçevelenmiş bir toplumda bireylerin tutum ve davranma sınırları; ve istek, dilek ile hırs ufukları belirlenmiştir. Böyle bir toplum, gelgeçliklerden, gelişigüzelliklerden masûn, keyfililikten kurtulmuş, tümüyle kurumsallaşmışlık manzarası arzeden felsefileşmiş medeniyet seviyesine ulaşmış demektir. (masûn: korunmuş, muhafaza edilmiş)