•Halime Nur•

•Halime Nur•
“Ve sonunda sadece ruhundaki güzelliği gören seninle kalır..”
Ne yapmalı? Bugüne kadar sürdürdüğüm gibi, çevremdeki kişilerin davranış ve tutumlarını bilinçsiz bir aldırmazlıkla benimseyerek bu renksiz, kokusuz varlıkla yetinmeli mi; yoksa, başkalarından farklı olan, başkalarının istediğinden çok farklı, köklü bir eylem isteyen gerçek bir insan gibi bu miskin varlığı kökten değiştirmeli mi?
Sayfa 93
Reklam
Anlamasam da dinlerdim seni. Bir 'hukukumuz' vardı hiç olmazsa. Ölümcül düşüncelerini hafifletirdi bir insanın varlığı belki. Belki de anlatmaya çalıştın birilerine. Kim bilir? Anlatamadın; belki o insanın yüzüne bakar bakmaz anlatmanın yararsızlığını gördün.
Sayfa 89
Canım sıkılıyor Nermin. Daha küçük sıkıntilarda sana açılsaydım, bu güçlüğü çekmezdim belki.
Sayfa 85
Dış dünyanın zayıflara karşı nasıl insafsız olduğunu bildiğim için, bir korunma içgüdüsüyle, bazı masum kötülükleri bu çevreye silâh gibi kullanma eğiliminden kurtaramadım kendimi.
Sayfa 81
Avrupalıların en büyük meziyeti, pratik yönlerinin kuvvetli oluşu ve Türklerin, Arapların ve Çinlilerin bir çok buluşunu kendilerine mal ederek kullanılır hâle getirmeleridir. Bu ve bunun gibi bir çok medeni harekete önayak olan Doğulular ise bazı küçük yetersizlikler yüzünden, öncülüğü, Batıya kaptırmışlardır.
Sayfa 78
Reklam