Hüseyin Obut

Hüseyin Obut
@Hobut
Protonobilissimos
Reklam
Don Quijote'yi dünyanın en tuhaf kılığında buldular.
Bunları söyleyip odaya girdi; diğerleri de peşinden girdiler ve Don Quijote'yi dünyanın en tuhaf kılığında buldular. Üzerinde, önü uyluklarını tam örtmeyen, arkası altı parmak daha kısa olan gömleği vardı. Bacakları çok uzun, sıska ve kıllıydı; pek temiz de sayılmazdı. Başında hancıya ait kırmızı, yağlı bir takke vardı. Sol koluna, Sancho'nun, gayet iyi bildiği sebepten ötürü hınç beslediği battaniyeyi sarmıştı; sağ elindeki çıplak kılıcı ise dört bir yana sallıyor, gerçekten bir devle savaşıyormuş gibi konuşuyordu. İşin en garip yanı da, gözlerinin açık olmamasıydı; çünkü uyuyor ve rüyasında devle savaştığını görüyordu. Giriştiği serüvenin hayali o kadar güçlü olmuştu ki, rüyasında Micomicon krallığına vardığını, düşmanla savaşa tutuştuğunu görmüştü. Deve kılıç salladığı zannıyla tulumlara o kadar çok kılıç indirmişti ki, bütün oda şarapla dolmuştu.

Hüseyin Obut

, bir kitap okudu
6/10
·160 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2020 33. kitabı
Selçuk Alkan
8.3/10 · 18 okunma
DON QUIJOTE'DEN DULCINEA DEL TOBOSO'YA MEKTUP
Asil ve alicenap hanımefendi; Ayrılığın hançeriyle yaralanan, en zayıf noktasından vurulan ben, kendimde olmayan sağlığı sana diliyorum, tatlılar tatlısı Dulcinea del Toboso. Güzelliğinle beni aşağılıyorsan, bana değer vermiyorsan, ıstırabımı küçümsüyorsan, ne kadar dayanıklı olsam da, beni kahreden bu sonsuz kadere katlanamayacağım. Sadık silahtarım Sancho sana, senin yüzünden, ey nankör dilber, sevdiğim düşmanım, ne hallere düştüğümü anlatacak; beni kurtarmak istersen, seninim; istemezsen, istediğini yap; ben hayatıma bir son vermekle, hem senin zalimliğini, hem kendi isteğimi tatmin etmiş olacağım. Ölene kadar senin, MAHZUN YÜZLÜ ŞÖVALYEN.
Reklam