Olup dil büte gibi tâb-ı hicrân ile germ-ülfet
Temennâ-yı visâl-i yâr-i sîmin-berden el çekdük
Gönül, pota gibi ayrılık hararetiyle samimi bir dost olunca, gümüş göğüslü sevgilinin vuslatını dilemekten vazgeçtik.
Yine hâb-âlûde ancak çeşm-i hun-hârun senün
Kankı bezmi itdi rûşen şem'-i ruhsârun senün
Senin kan içici gözün yine uyukulu ki, (acaba) yanağının mumu hangi meclisi aydınlattı?
Biz buğdayı evcilleştirmedik, buğday bizi evcilleştirdi. Evcilleştirmek (domestikasyon) Latincedeki domus (ev) kelimesinden türemiştir. Evde yaşayan ise buğday değil, Sapiens'tir.
Milli birliğin kimler tarafından yıkıldığı görülüyor. Onu yıkan elleri dışarıda aramayacağız. Maarifi ile, basını ile, sahnesi ile, ailesi ile, partisi ile, bölgeciliği ile hatta diyanet teşkilatı ve mezhepçiliği ile bütün kuvvetler ve bütün müesseseler milli birliği parça parça etmektedirler.
Dini hakikatlerin kaynağı ve temeli olan felsefenin Ruh ve Allah bahisleri, yani metafizik yirmi yıldan beri lise programlarından çıkarılmış bulunuyor. bilinmesi tehlikelidir diye Allah'ı, O'na götürecek diye de ruhu felsefe tedrisatından dışarı atanlar, dini hakikatlerin temelini kurutmak istemişlerdir. Bunlar dünyanın hiçbir felsefe okutan müessesesinde yapılmayan suikasti yaptılar. Bu hal, kenarda okutulup kalmış olarak, hatta din lisesi oldukları halde kasdi bir fikirle İmam-Hatip Okulu adı verilen mekteplerde bile devam etmektedir. Ruhun bilgisini bile genç ruhlardan esirgeyen dünkü zihniyet, şimdi birkaç yapraklık din öğretimine aleyhtar olacak kadar Allahsızdır.