Benim kuşağımda yaşlılığın değerleri hala baştacıydı. Yeni yetişen delikanlı gençlikten elden geldiğince erken vazgeçme yolunu tutuyor, yaşlıların yıpranmış havalarına öykünüyordu. Bugünün kızlarıyla oğlanları ise çocukluğu uzatmanın yolunu arıyor, gençler gençliklerini alabildiğine vurguluyorlar. Hiç kuşku yok: Avrupa bir çocukluk çağına girmede.
Eğer, sanat insanın kurtarıcısıdır, diyebilirsek, bu yalnızca onu yaşamın ciddiliğinden kurtarmasından, yüreğinde beklenmedik bir çocukluk uyandırmasından ötürüdür. Orman açıklığında oğlakları dans ettiren Pan'ın sihirli flütü bir kez daha sanatın simgesi oluyor.
Çünkü sorun, sanatın, bugünün insanına dünün insanına olduğundan daha az önemli ya da hiç önemsiz görünmesi değil; sanatçının kendisi sanatını önemsiz bir çabaymış gibi görüyor.