Engereğin gözü, Huzursuzluk tan sonra okuduğum ikinci Livaneli kitabi...ilkini büyük bir zevkle okumuştum..Ne yazık ki bunun için aynı şeyi söyleyemeyeceğim..
Kitap anlatım ve akıcılık yönünden harika.Tarzini seviyorum Livaneli'nin. Yalnız başlangıçta girdiğim bir kızgınlık , bir hakvermeme baştan sona olumsuz düşünerek okumama sebep oldu kitabı malesef...
Haremi, sarayı, kardeş katlinin ne kadar acı olduğunu cok güzel bir üslupla gözler önüne sermiş. Kabullenenedigim sevmediğim nokta ise bir Osmanlı düşmanlığı, padisahlara duyulan öfke..kitaba göre padisahlar keyfiye insanların kellesini alan diktatörler...Anlam veremiyorum kendi kökünü baltalamak insana nasıl bir yarar sağlar..
Aklıma bir hikaye geldi.Vaktiyle büyük bir ormana ormancılar gelmiş ağaçları kesmek için.. agaclar güçlü ve heybetli, demisler ki "bir olalım birlik olalım. Düşmana fırsat vermeyelim.".hepsi inanmış buna ve büyük bir motivasyonla direnme kararı almış. "BİZ BİRLİK OLURSAK KİMSE BİZE ZARAR VEREMEZ."
Neyse, ormancılar gelmişler şarkılarla
" baltalar elimizde, uzun ip belimizde, biz gideriz ormana, hey ormana.".
Ormana başlamışlar balta vurmaya.
Omuz omuza duran ağaçlar bir de ne görsünler. Baltanın sapı ağaçtan değil mi... işte o gün pes etmişler..
Ben de diyorum ki biz kaybetmezdik kaybetmesine de "BALTANIN SAPI BİZDEN..."