Ölüm döşeğinde "elimden geldiği kadar faydalı olmaya çalıştım" demek istemiyorum. Aslında istemem gerekir ama istemiyorum. "
Yaşamış olduğumu" hissetmek istiyorum.
Yaşamındaki tek değişiklik, arada sırada sorguya götürülmesidir. Ama bu sorgular dışında Dr. B., tam anlamıyla bir boşluğun, kendi deyimiyle bir "hiçliğin" içerisinde, zaman ve mekan dışı bir yaşam sürer. Bu tecrit durumundan ötürü artık ruhsal dengesini yitirmenin eşiğine geldiği sırada götürüldüğü bir sorguda sırasını beklerken, birinin asılı duran pardösüsünün cebindeki kitabın ne olduğunu bilmeksizin çalar.