* Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren başlayan süreçte içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmaya çalışan kurucu iktidarın oynadığı rol ve Osmanlı' nın külleri üzerine yükselen yeni bir devlet ve sonraki süreçte ise devralınan miras, Osmanlı'nın reddi üzerine şekillenen bakış....
** Cumhuriyet dönemiyle ile başlayan farklı zihniyet, toplumun her kesiminde etkisini göstermeye başlar. Yeni kurulan devlet, modern ve çağdaş bir yapıya kavuşmak isterken önünde hem umduğu hemde ummadığı zorluklarla karşılaşmıştır.
*** Devrim niteliğindeki kararlarda öncelikli merci Atatürk'ün kendisi olmuştur. Kitaba göre Atatürk hem aldığı kararların uygulanması, muhalif sesleri bastırma, kendi iktidarını güçlendirme adına birçok karar ve tasfiye olmuştur.
**** Osmanlı'nın son dönemlerinden 90'lı yıllara kadar ki siyasi, ekonomik, kültürel değişim dönemini büyük bir açıklıkla anlatmıştır. Kült eserlerden olan kitabın okunması gerektiği kanaatindeyim.
Türklük, Anadolu’nun tarih ve geleneklerinden gurur duymayı gerektiriyordu; bunların ikisi de yeniden keşfedilmiş, hattâ imal
edilmişti. Ancak Türklük, aynı zamanda, İslam Dünyasının geri
kalan kısmına ters düşecek şekilde, laiklik ya da en azından bir
Türk İslamı vurgulanarak tanımlanıyordu.
İslami devlet nosyonu Mustafa Kemal ve taraftarlarına yabancıydı. Onlar böyle bir devleti statükonun devamı ve Türkiye’nin geriliğinin sürmesi olarak görüyorlardı.
Siyasal sistem, dev dış borçlarla, hızla artan enflasyonla, yüksek oranda işsizlikle ve muazzam açıklarla başedemiyordu. Siyasal şiddet ve terörizm Türkler’in büyük bir çoğunluğu için hayatı çekilmez hale getirdi. 1980’de Türkiye’deki siyasal iklim öyle bir noktaya gelmişti ki, generaller iktidarı aldıklarında halk onları neredeyse sevinçle karşıladı.