* Resmi tarih yazıcılığını ve totaliter yapıyı masaya yatıran, Türk edebiyatının kalender, usta kalemi Kafka'nın sözüne atfen Vassaf kitapları donmuş denize inen bir balta misalidir. Uykunuzdan uyandırır ve şuur kazandırır. Her kitabı ayrı bir dünya, ayrı bir penceredir.
** Kitabın başından itibaren zihinsel ve tarihsel bir savaşa, ön yargıları yıkmaya, anlatılan yalanlara karşı çıkışla başlar. Devlet ve iktidarların yalan üzerine bir tarihle kitleleri nasıl koca bir fanusa hapettiğine tanıklık ediyoruz.
*** Bütün bilimler içerisinde belki de en güvenilmezi tarihtir. Çünkü her iktidar, her devlet kendi ideolojilerine uygun bir tarih uydururlar. Haşhaş tohumu nasıl afyon müptelasının hammaddesiyse, milliyetçi, köktenci ideolojilerin oluşmasında tarih aynı işlevi görür..." Peki ya aradıklarını o tarihte bulamazlarsa? Hobsbawm onun da cevabını vermiş:" Uydururlar! "
**** Carr'dan alıntıyla Vassaf tarihe başlarken kitaptan çok tarihçiye dikkat etmek gerektiğini belirtir. Çünkü tarihçiyi tanımak geçmişimize hangi aynaların tutulduğunu bakmak demektir. Bizim tarihimizde de aynı türevler mevcut. İktidara gelen her parti kendi ideolojisine uygun bir tarihi yazımının gitmiştir. İslamcıların farklı bir tarih yazımı, Kemalistlerin farklı bir tarih yazımı var. Peki nasıl oluyorsa aynı gelenek ve ülkede yaşayan insanların farklı bir tarih yazımı olabiliyor. Çünkü yalan üzerine bir tarih ve uydurma mevcut.
***** Cennetin dibi, Cehenneme övgü ve Tarihi Yargılıyorum. Okuduğum üçüncü Vassaf kitabı... Her biri alanında muazzam kitaplar. Piyasada dolaşan ve bu aralar oldukça popüler olan, kazandırdığı çok az şey olan kitaplara kıyasla bütün okurların Vassafla tanışmasını elzem olarak görüyorum. Mutlaka okuyun...
Herodot'a ilk tarihçi denmesinin nedeni kendisinden önce gelenler gibi savaşları, olayları anlatmaktan öte, nedenleri üzerinde durmasıydı. Oysa savaşlarla sarmaş dolaş olunca tarihçilerimiz asırlar boyunca, savaşın nedeniyle pek ilgilenmez oldu.
Egemen düzen sansüre, eksik, yalan ve yanlış bilgilendirmeye başvururken, suçüstü yakalanma korkusuyla da, kayıt tutmaktan kaçınıyor; gizlemek istediklerini sözle iletiyor.
"Yalanların somut temsilcisi olan kahramanlar; tutsaklık arzumuzun kanıtıdır. Özgür yaşamaya cesaret edemedigimizden bu işi tapındığımız kahramanlara havale ederiz. Kahramanlar
içimizdeki totalitarizmin karakteristik örnekleridir. Onlar aynı zamanda totaliter yönetimler için de vazgeçilmezlerdir. Totaliter bir toplum, kahramansız var olamaz. Özgür bir toplum kahramanlarla var olamaz