HOMO FABER...

HOMO FABER...
@Homofaber47
“Okuyup anlamak, bilmek gerek. Çünkü insan en çok bilmediğine düşmandır.”

HOMO FABER...

, bir kitap okudu
Puan vermedi·241 syf.··
Beğendi
·
2020 768. kitabı
Shafique Keshavjee
7.9/10 · 126 okunma
Reklam
Puan vermedi·269 syf.··
2020 767. kitabı
* 1940 yıllarının ortalarında ikinci dünya savaşı ve Hitler faşizminin gövde gösterisi yaptığı yıllarda her ne kadar Türkiye savaşa katılmasa da etkisi ülkede büyük yaralar açmaya başlar. Olağanüstü hal uygulamalarıyla halk büyük bir sefalete sürüklendi ve ekmeğin karneye bağlı verilmesi, temel ihtiyaçların karaborsaya düşmesi, aşırı pahalılığı ülkeyi büyük bir kaosa sürükledi. ** Böylesine zor bir atmosferde edebiyat öğretmeni Mustafa Ural hem okul hem de çevresi tarafından sevilen sayılan biridir. Olaylara olan bakış açısı ve aydın kimliği hayatının önemli noktalarındandı. Bu özelliklerinin yanında şair kimliği ve yazdığı şiir başına büyük dert açmış. Yazdığı şiirde devlet sistemini, toplumun yaşanan sıkıntılar karşısındaki hareketsizliğini eleştirmiştir. *** Şiirleri dönemin zihniyeti tarafından sakıncalı bulunmuş ve her yerde aranan adam haline gelmiştir. Aranmasının ardından Mustafa Ural bir kaçak hayatı yaşamaya başlar. Dönem itibariyle her türlü özgürlük ortamının baskı ve işkence neticelendiği Abd'nin Mccarty'ci şubesi olarak çalışan döneme tanıklık ederiz. **** Özellikle solcuların ve aydınların büyük cadı avına tabi tutulduğu ve Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Nazım Hikmetlerin daha nicelerinin büyük zulme uğradığı dönem. İşte Mustafa Ural böylesine bir dönemin şahidi bir şair. Diğer bir yandan Saraçoğlu başbakanlığı, İnönü Cumhurbaşkanlığı bir yandan Sabahattin Ali'nin solcu kimliği diğer yandan Nihal Atsız turancı ve milliyetçi kimliği ve hükümet desteği... ***** Şair ve aydın Mustafa Ural'ın hikayesine tanıklık ederken aynı zamanda Türkiye'nin geçirdiği siyasi ve toplumsal atmosfere, zor ve çetin yıllara, baskı dönemlerini, özgürlüklerin rafa kalktığı cadı avına, sefaleti görürüz. Otobiyografik özellikleri ile aynı zamanda Rıfat Ilgaz'ın
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20115,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 766. kitabı
* Eril tahakküm kavramsal olarak erkek dünyasına ait, erkek odaklı baskı ve şiddeti belirtir. Bourdieu'yu kitabı yazmaya iten en önemli sebep kitapta belirttiği üzere bu kadar adaletsizliklere, çıkmazlara, şiddete, baskıya rağmen düzen içerisinde doğal ve kabul görüldüğü üzerinededir. Temel amacı ise bu doğallaşmış ve eşitsiz görüntüsünden ayırarak arındırmaktır. ** Bu açıdan düzen içinde sürekilik ve doğallık kazanan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin maskesini düşürerek yerle yeksan etmektir. Bourdieu bu eşitsizliği vurgularken temelde var olan değil, bir oluşumun ürünü olduğunu iddia eder. Patriarşi (Ataerkil) değerler, alışkanlıklar, aile, devlet, kilise, eğitim sistemi üzerinden bu eşitsizliğin bir görüntüsünü sunar ve doğallıkla birleştirerek bir yanılsama sunar. Bu açıdan ataerkil toplumun başarısı bu doğallığı oluşturmadadır. *** Erkek egemen bakış açısının ve ataerkil bir yapının kol kola gezdiği bir düzende eril tahakkümün istediği bir toplumsal yapı inşa edilmesi çokta zor olmasa gerek. Özellikle Cesayir'deki Kabil topluluğu üzerine yaptığı ataştırmalarda eril düzenin tüm süreçleriyle işlediği ve modern toplumların bu eşitsiz düzeni savunan bir anlayış içinde olduklarını belirtir. **** Virgina Woolf'un Deniz Feneri kitabına göndermelerle dolu kitapta özellikle Ramsay ailesi üzerinden, erkek Ramsay otoriter ve dediğim dedik biri, kadının baş eğmesini önemseyen ve Kadın Ramsay ise bu konumundan rahatsız olmayan biridir. Bourdieu roman üzerinden mevcut konumlarından rahatsız olmadıklarını hatta rıza ile savunduklarını belirtir. Kadının bakış açısının bu tahakkümü güçlendirdiği savındadır. ***** Eril tahakküm ve Bourdieu felsefesi kendini en net olarak beden üzerinden tarif eder. Toplumsal dünya bedeni cinsellliğe indirgemiştir. Cinsiyet arası farklılıklar
Eril TahakkümPierre Bourdieu · Bağlam Yayıncılık · 2014339 okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2020 765. kitabı
* Yazara edebiyat dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Pulitzer kazandıran eserde etkileyici dili, rahatsızlık ve vicdan muhasebesini en üst noktada tutan yapısı, hayata tutanma çabası içerisindeki bireyler üzerinden geniş bir perspektiften sunuyor. ** Kitabın ana teması Amerikan rüyası üzerinedir. Peki kitleleri hunharca sarsan bu rüya(daha doğrusu kabus) nedir? Amerika'ya 19.yy başlarından itibaren ekonomik yada siyasi sebeplerden kaynaklı zengin olmak yada daha iyi yaşam standartlarına sahip olmak adına Amerika'ya göçe verilen isim. Zannımca bir ütopyanın adı. *** Bu rüyayı daha da derinleştiren, şişiren, etkinliğini artıran ise sinema ve medya olmuştur. Günümüzde bile Holywood yapımı Yenilmezler, Captain America, İron man tarzı filmlerle hem emperyalist, hem de güçün yanındaki hegemonyayı keskinleştiren bir siyasi ve sosyal bir misyonu üstlenmiştir. **** Kitaba gelecek olursak ikinci dünya savaşının sona ermesiyle gücüne güç kazandıran Amerika , dünyaya boyun eğdirerek, sömürerek yönetimini ele alma düşüncesindedir. Zengin ve refahın peşinde olan aileler ise bu Amerikan rüyasının en azılı destekçileri konumundadır. ***** 1950 yılları itibariyle konumuyla, lisedeki başarı ve popüleritesiyle, zenginliğiyle parlayan ticari zekasıyla karşımıza Seymour Levov diğer adıyla Sarıkafa çıkıyor. Tüm yönleriyle eşsiz bir eş, aile, çocuğa sahip olan sarıkafa imrenilecek bir hayata sahiptir. ****** Bu mükemmellik üzerine kurulu aile düzeni ve Amerikan rüyası 16 yaşındaki kızları Merry'nin savaş karşıtı duruşu, antimilitarist duruşu ailenin tercihlerine uygunsuzluk oluşturur. Merry bu uyumlu dünyanın çıbanı konumundadır. Kim bilebilirdi ki böylesine bir aileden posta binasını bombalayarak kaçan ve polis tarafından aranan baş şüpheli olacağını... ******* Merry
Pastoral AmerikaPhilip Roth · Yapı Kredı Yayınları · 089 okunma