HOMO FABER...

HOMO FABER...
@Homofaber47
“Okuyup anlamak, bilmek gerek. Çünkü insan en çok bilmediğine düşmandır.”
Puan vermedi·232 syf.··
2020 759. kitabı
* Japon edebiyatının usta kalemi Yukio Mişima'nın bereket denizi dörtlemesinin son kitabı. İlk üç seriyi okuduktan sonra aldığım haz sonrası dördüncü kitabı bekletme kararı aldım. Ama en sonunda dayanamayarak okuma kararı aldım ve bitti. ** Bahar Karları'nda Aristokrat aileden gelen Kyoaki, Kaçak Atlar'da geleneklere bağlı ve darbe hazırlığında İsao, Şafak Tapınağı'da Prenses Ying Chan ve son kitapta reenkarnedeki son merhale olarak Toru olmuştur. *** Serinin ilk üç kitabında Kyoaki'nin akıl hocası, sadık arkadaşı ve yoldaşı olan Honda ise hayatının son demlerini yaşamaktadır. Diğer kitaplarda Kyoaki'nin reenkarnasyonla başka vücutta can bulması ama her defasında belli işaretleri takip ederek Honda'nın onu bulması ve son kitapta ise 16 yaşındaki Toru olarak onu görürüz. **** Honda'nın hayatının son zamanlarında Toru ile karşılaşması ile bir iç hesaplaşma, geçmişe yönelik sorgulama başlar. Reenkarne olan diğer bedenlerde sadık yoldaşının hayatına müdahil olamaması, yapamaması onu derin bir pişmanlıkla yüz yüze bırakmıştır. Bundan dolayı yaptığı hataları Toru'da yapmamaya kararlıdır. ***** Serinin diğer kitaplarında mevcut olan geleneklere sıkı sıkıya bağlılık devam etmekte ve 70'lerin Japonya'sında son sürat hız modernleşme aşamalarına ince bir sitem ve bolca eleştiri getirmektedir. Kahramanımız Honda modern hayata yönelik karamsar bir tabloyu gözler önüne serer. ****** Mişima özellikle Honda üzerinden 70'li yıllar ile birlikte Japon endüstrisinin gelişmeye başladığı ama diğer yandan geleneklerden gelen kopuş ve yozlaşma derinden bir öfkeye dönüştürmüş. ******* 20 yy'da yazılmış en iyi metinlerden biri olarak kabul edilen ve Japon siyasi ve toplumsal bir panaromasını, geçirdiği evre ve değişimleri büyük bir ustalıkla çizen yazar eser için "yaşamla ve bu
Meleğin ÇürüyüşüYukio Mişima · Can Yayınları · 1994303 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

HOMO FABER...

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.··
2020 759. kitabı
Yukio Mişima
8.2/10 · 303 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2020 758. kitabı
* Eser üç ayrı zaman dilimin, üç ayrı kent ve üç ayrı kadın karakterin Clarisa Newyork 21.yy, Virginia woolf(yazar ) Londra 1923, Laura Los Angeles 1949 tarihli ve farklı yaşayışların hayata tutanma çabaları, egzantirik hikayeleri. Peki onları birleştiren , ortak payda da amaçlaştıran ne... ** Kitapta en göze çarpan karakter haliyle Woolf. Kitabın başından sonuna kadar yazara yönelik göndermeler ile dolu. Her ne kadar diğer iki karakter ana karakterler olsa da Woolf'un karakteri üzerine işlenmiş. *** Woolf karakteri kitapta kendini yetersiz gören bir yazar, yazdıkları ve amaçladığı arasında debelenen ve mutsuz, melankolik olan, kadın sorunlarına eğilen, toplumun meydana getirdiği alana olabildiğince genişletmeye çalışan , savaşa ahlaksızlığa karşı duran biri. **** Clarisa ise Dalloway lakaplı bir editör. Hazzı ve sınırı çocukça ve küçük şeylerle bile mutlu olmasıdır. Kanser hastası arkadaşı Richard'a yazdığı kitabın ödül alması sonucu parti hazırlığında olan Clarisa, konuklardan dekora herşeyle ilgilenmektedir. ***** Laura ise bir kitap kurdu, ev kadını. Yaşamak istediği hayatla, yaşadığı hayat arasında hem gelgitler hem de tereddütler içinde gidip gelen biri. Kendisinden beklenen iyi bir anne, güzel yemekler ve bolca çocuk!! O ise bu kalıpları ve sınırları aşma ve yıkma eğiliminde... ****** Her üç kadın karakterde çizilmiş sınırlardan , toplumsal yargılardan, kadına biçilmiş rolden bıkmış ve bu sınırları yıkma uğraşında ama aynı zamanda yıkmaya çalışırken korku ve şüphe içlerini yakmaktadır. ******* Bu korku ve şüpheyle beraber umut, özgürlük aşkı, beğenilme isteği, kabullenme isteği daima kendilerini saran parametreler oluyor. Tik-tak saat ilerliyor... ******** Dalloway ve Woolf üzerine kurgulanmış güçlü, umutlu, özgürlükle dolu kadın karakterlerin
SaatlerMichael Cunningham · Can Yayınları · 2012399 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2020 757. kitabı
* Kölelik ve ırkçılık karşıtı bir başyapıt olan kitap, yayınlandığı dönemde etkisi öylesine büyük olmuştur ki birçok yazar ve düşünüre göre Amerika iç savaşının temellerinin atılmasına zemin hazırlamıştır. ** Siyahi bir köle olan Tom beyazların yanında çalışan ve neşesiyle , yaşam aşkıyla, pozitif enerjisiyle herkes tarafından çok sevilen biridir. Sahibinin ekonomik iflası sonucu onu başka birine satar. Tom zengin birine satılır. Yeni evinde görevi hasta kıza bakmaktır. Kız ölür ve vasiyet olarak bütün köleleri serbest bırakılmasını ister. Ama Tom onu bu haliyle bırakmak istemez. *** 19. Yy Amerika'sında her türlü vahşet, ıstırap, ahlaktan yoksunluğun hüküm sürdüğü bu dünyada özgürlük ve bir gelecek hayalinden uzak insanların öyküsü... **** Sadece renk ayrımından dolayı her türlü baskı, şiddet, zulme reva görülen bu insanların tek çıkar ve kaçış yolu insan ruhunun derinliklerine işlemiş özgürlük... ***** Para karşılığı alınıp satılan, hayvandan daha aşağı görülen bu acımasız düzen içerisinde Tom amca ve kulübesi biraz olsun bu utanç ve gaddarlığı kıran ve yaşam aşkı veren , dindar bir insan.... ****** Yazıldığı dönemde köleliğin kaldırılmasında büyük rol oynayan, insan ruhunun habis, kötücü doğasını gözler önüne seren, sırf renk ayrımından , efendilerinin merhametine bırakılan, hak ve hukuku olmayan, görünmeyenlerin Kitabı... Mutlaka okuyun...
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20212,330 okunma