Elif Alioğlu

1. Belli bir yazgıya en çok romantik yaşantımızda özlem duyarız. Genelde ruhumuzun derinliklerine inemeyen insan­larla yatağımızı paylaşmak zorunda kaldığımızdan, günün bi­ rinde (aydınlanmış çağımızın tüm kurallarına aykırı olmakla birlikte) düşlerimizin erkeği ya da kadınıyla karşılaşacağımıza inandığımız için bağışlanamaz mıyız? Bu amansız özlemi do­yuracak bir yaratığa adeta batıl bir inanç duymamız, hoşgörü­lemez mi? Dualarımız belki yanıtsız kalacak, belki erkeklerle kadınlar arasındaki anlaşmazlık kısırdöngüsü hiç aşılamayacak ama, tanrılar olur da bize acırsa, o zaman o prens ya da pren­sesle karşılaşmamızı salt bir rastlantıya yormamız beklenebilir mi bizden? Bir kereliğine de olsa akılcı yorumlardan vazgeçe­rek, bunu romantik yazgımızın kaçınılmaz bir parçası olarak al­gılayamaz mıyız?
1000Kitap
Reklam

Elif Alioğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
25 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 18:54
·
2025 21. kitabı
Steven Nadler
9/10 · 9 okunma
Bu yaklaşıma daha sonra bilgeliğin "tevazu teorisi" adı verilecektir: Kişi yalnızca ve yalnızca bilge olmadığına inanıyorsa bilgedir;
Felsefe
İnsanların doğru şeyi yaptığına inanması yetmez, doğru şeyi yaptığını bilmesi de gerekir.
Felsefe
Büyük bir servet, hayatının sonuna kadar bu refahı sürdürme şansına sahip olmadıkça, bir adamı mütevazı bir hayattan daha mutlu edemez.
Felsefe
Reklam