Nico derin bir nefes aldı. “Bence…Nyks’in hayatta ki tek amacı her şeyi mümkün olan en saf haline dönüştürmek. Tek bir olumsuz duygu,his ya da varoluş durumunu kişiselleştirmek. Çocuklarına bakın mesela: Keres, şiddetli ölüm tanrısı. Geras, ihtiyarlık tanrısı. Eris, fitne ve fesat tanrıçası. Nemesis, intikam tanrıçası. Akhlys, üzüntü ve acı tanrıçası.”
“Ekipte yok yok” diye homurdandı Will.
Sayfa 170 - Nico Di Angelo ve Will Solace·Kitabı okudu
Bu kitaba inceleme yazmak çok istedim.
Kısaca konusu: Su Tanrısına tapan bir köyün reisinin kızının hizmetçisi olan Mana, ailesini çocukken bir yangında kaybetmiştir. Köyde oluşan kıtlık ve sussuzluk nedeniyle köylüler, Su Tanrısına gelin vermeye karar verirler. Bu gelin ise köy reisinin kızıdır. Lakin hanım kızımızın sevdalısı vardır. Mana, hanımının intihar seviyesine geldiğini fark edince hanımı ve onun sevdalısının kaçmasını sağlayıp kendisi hanımının yerine geçip gelin oluyor.
Öncellikle bakın ben güçlü kendi ayakları üstünde durabilen kadın karakterleri çok severim. Lakin Mana da cesaret değil aptallık var. Ya kızım karşında tanrı var! Tanrı! Ne diye artislik yapıyorsun? Adam istese tüm dünyayı sular altında bırakır. Ayrıca adam çıplak elleriyle milletin kalplerini söküyor(hoy maşallah) ama mana durur mu? Yok ben senin gelinim demeler, falanlar filanlar… biraz tuhaf değil mi ya?
Yan karakterlere gelirsek…fena değillerdi. Kitapta ki tek komedi unsuru Towa denilen karakterin yaptığı şakalardı.(?)
Kısacası bu kitabı okudum ama okumasam da olurmuş. İkinci kitabını merakta etmiyorum.
Okuduğunuz için teşekkürler!