"Ancak bu rahatlık anları, tutsağın görünürde anlamsız olan ıstırabından daha büyük bir anlam çıkarmasını sağlamadığı sürece yaşama istencini ortaya çıkarmaz. Bu noktada
varoluşçuluğun merkez temasıyla karşılaşırız: Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir. Yaşamın anlamı varsa, ıstırap ve ölümün de anlamı vardır.
Ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez.
Herkes bu anlamı kendi bulmalıdır ve bu cevabın gerektirdiği sorumluluğu kabul etmelidir."