Yirmi birinci yüzyıl başında hayatta olmak, dikkatimizi toplama -odaklanma- becerimizin çatlayıp kırılmasını beraberinde getiriyordu. Satın aldığım yığınla kitaba göz ucuyla suçlu suçlu bakarken kendi kendime, son bir tweet daha, diyordum.
Ekranda yazamıyorum işte. Basılı haliyle görmem lazım. Kelimenin somutluğunun verdiği güvenle alakalı bir şey bu. Kalıcı geliyor bu şekilde, sanki yarattığım her şeyin bir ağırlığı varmış gibi.