Bana hissettirdiklerini seviyordum, bana söylediklerini seviyordum. Beni ittiği ruh halini ve aramızdaki bu küçük diyaloglarda bile üstümde bıraktığı azımsanmayacak etkileri de seviyordum.
Mantık ve duygu arasındaki ince bir çizgi cambazlar, korkaklar ve hapsolmuşlar için vardı. Çizgide kalmak cambazların, aşağı düşmekse korkakların işiydi; hapsolmuşlarsa o ince çizgi ve aşağıdaki bilinmezlik arasında kaybolanlardı.