Kul ne kadar ibadet ederse etsin, amelleri Allah’ın yüceliği karşısında her zaman az ve yetersiz kalır. Ancak Allah, bir kulun gönlüne Kendisini tanıma, sevme ve hissetme kapısını (marifetullahı) açmışsa, kul artık amellerinin azlığına bakıp ümitsizliğe düşmemelidir.
Çünkü ibadetler kulun Allah’a sunduğu acizane hediyelerdir; Allah’ın kula Kendini tanıtması ise kıyas kabul etmez sonsuz bir lütuftur. Kulun küçük hediyesi, Allah'ın devasa ikramıyla eşit olamaz. Önemli olan amelin çokluğu değil, Allah'ın kulunu seçip kalbini Kendisine açmış olmasıdır.
Ey tasavvuf yolundaki sâlik! Ezelde garanti edilmiş olan rızkın için var gücünle çalışman, bunun yanı sıra senden istenen ibadette tembellik etmen, senin basiret gözünün kör olduğuna delildir.