Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler.
Bazı günler baştan çirkindir. Hava nasıl olursa olsun, bunlar günün ilk ışığından itibaren kötü geçerler ve bunu herkes bilir. Sebebini kimse bilmese de, böyle günlerde insanlar yataktan kalkıp da güne başlamak istemezler. Sonunda açlık ya da iş yüzünden kalkmaları gerektiğinde de, günlerinin gerçekten de berbat geçtiğini görürler.
Böyle bir günde güzel bir fincan kahve yapmak olanaksızdır, ayakkabı bağcıkları kopar, raflardaki fincanlar kendiliğinden düşüp kırılır, normalde dürüst olan çocuklar yalan söyler, uslu olan çocuklarsa gaz ocağının açma kapama kolunun vidalarını söküp kaybeder ve pataklanmaları gerekir. Böyle bir günde kedi doğum yapmayı seçer ve tuvalet eğitimi almış köpekler salondaki halıya işer.
Ah, böyle günler çok kötüdür! Postacı ödeme tarihi geçmiş faturalar getirir. Hava güneşliyse fazla güneşlidir ve karanlıksa, buna kim katlanabilir ki?