Hatice kılboz tanınmış

Puan vermedi·160 syf.··
2021 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 11:14
RÜZGAR SAATİ Bütün gün ölüler gibi sustun. Serseri gibi anılarımı Anılar doldurur. Senin sular gibi umudun var Susuz yosunlar gibi kuytularda. Eliniz beyazken uzatır isterim Karayı kaldırın sevgi koyun umudumu yitirmeyin. Bir kendi kendime doyasıya Bu gece sussanız dinlesem. Bir büyük oyun yaşamak dediğin Beni ya sevmeli ya öldürmeli... Bırakıp gitmek gerek duyuyorum Ne varsa aşk gibi dostluk gibi Sonsuz sıcaklığına alışılan Şimdi dünyanın yarısı uyuyor Ölüm bıçak gibi kıl gibi
Bu Dâvet Bizim
Kırmızı KaranfilGülten Akın · Yapı Kredi Yayınları · 20191,725 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·632 syf.··
2021 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 20:24
( spoiler) Gurur hayatın tuzudur derler; gururum nereye gitti? Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, göremedim, kimse de göstermedi. Sen bir gelip, bir kayboluyordun, tıpkı parlak, hızlı bir kuyrukluyıldız gibi; bense her şeyi unutuyor, ağır ağır sönüyordum... Hayallerimin kadını uzun boylu, düzgün endamlı, sevimli fakat mağrur bakışlı, hülyalı sarmaşıklara karışmış, rahat rahat oturur ya da halılar, kumlu yollar üzerinde salına salına yürüdü. İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat. insan en derin zekanın bile İçinden çıkamayacağı bir çelişmeler karanlığına düşer. Bir gün her şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun Yerine geldiği için hayata lanet edersin. Işte İnsan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa İsyan etmemeliyiz; hayat budur işte... Kim demiş Hayat zevk ve mutluluktur. Ne saçma düşünce! Bu kitapta önemli olan Oblomov değil, Oblomovluktur. ( Dobrolyubov)
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Puan vermedi·306 syf.··
2020 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2020 23:35
Tille'nin gelini Sera'nın hayatını anlatıyor. Kendi memleketim Hatay'dan başlayan bir hikaye olduğu için ve bende Diyarbakır gelini olduğum için çokça etkilendim ve içine hapsoldm kitabın. Kitabın içeriğinde Sera'yı alıp götüren Aro'da var. Anlatılış tarzı değişikti. Bazı bölümlerde kendini Sera yerine bazı bölümlerde ise Aro gibi hissettiriyor. Sera 13 yaşında Hatay Yayladağında yaşayan bir çocuk. Babası kaçakçı yakalanıyor askere(Aro) kendini öldürmemesi için yalvarıyor ve gidiyor. Böylelkle ona can borcu olduğunu hissediyor. Kızı Sera'yı bunun karşılığında Aro'ya veriyor. Çnkü Aro Sera'yaı sevdiğini söyleyerek onu istiyor. Kızı alarak Tilleye kendi köyüne götürüyor ve Sera 15 yaşına gelene kadar evlenmek için bekliyor. Sera günler birbirini kovalarken hergün babasının onu gelip alacağı düşüncesiyle geçiriyor ama gelen giden olmuyor. Yıllar geçiyor Sera'nın önce 2 kız çocuğu oluyor. Aile baskısı Aro'ya bu erkek çocuk vermeyecek üzerine kuma getir baskıları oluşuyor. Sonra Seranın oğlu oluyor. Herşey törelere uygun olmalı kadın konuşamaz erkeğin yanında, oturamaz, yatamaz, saçını açamaz, çocuğunu kucağına alamaz... Seranın kızı 14 yaşına geldiğinde ise kan davası karşılığında kızını vermek istiyorlar işte burada Sera susmuyor kendi yaşadıklarını kızı yaşamamalı. Herşeye herkese karşı geliyor. Dayaklar küfürler yiyor ama kendi babası gibi kızından vazgeçmiyor. Bütün çocuklarını alarak Tille'yi bir sabah vakti terk ediyor. Ve burada hikaye bitiyor devamını bende merak ediyorum. Bu olayların dışında Tille sular içerisinde kalıyor. Herks köyünü terk ediyor burasıda bana Hasankeyfi hatırlattı. Biraz hikayeden bağımsızdı bağdaştıramadm burasını ama genel olarak kitap kendini okutuyor. İnsanın sinirleri bozuluyor Sera'ya üzülmemek elde değil. Ama asıl üzücü olan hala bu
Tille'nin GeliniRıfat Mertoğlu · İlya Yayınevi · 2009240 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2020 56. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2020 02:45
Uzunca liste halinde olan Rus edebiyatı okumama ilk bu kitap ile başladım. Öncelikle kitap hakkında bilgilendim. * Aleksandr Puşkin tarafından 1825 yılında yazılıp 1831 yılında yayımlanan ama 1865 yılına kadar sahnelenmesi için devlet sansüründen geçemeyen 25 sahnelik trajedi oyunu. Oyunda 1598-1605 yılları arasında 7 yıl rus çarı olarak hüküm süren boris godunov'un çarlığa geliş süreci ve sonrası anlatılmaktadır. * Tiyaro eseri olarak yazılmış biraz şiir tadında güzel bir çırpıda okunası kitap. Sade anlaşılabilir bir dili var. Sadece biraz gereksiz kişiler olmasa daha iyi olurmuş *Ne ağır geçti can sıkıcı gündüz! Ne uzun sürdü akşamın alacakaranlığı! #84189701 *Ah! Bu dünya dertleri arasında hiç, Ama hiçbir şey avutamaz bizi. Belki bir tek vicdan... Eğer tertemizse vicdan, Kötülüğü, iftirayı rahatça ezer. Fakat ufak d olsa bir leke varsa vicdanda, İşte o zaman felaket! #84189638 *Altı yıldır sükunet içinde hüküm sürüyorum Ama ruhumda mutluluktan eser yok. Gençliğimizde de sevgi hasretiyle, Yanıp tutuşan yüreğimiz, Bir kez susuzluğunu giderdi mi,
Boris GodunovAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019930 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2020 51. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 23:41
* Kitabın ilk sayfasından sonuna kadar çok beğenerek okudum. Altı çizilecek cümlelerle dolu harika bir kitap. * Werther 'in Lotte' ye karşılıksız duyduğu sevgiyi arkadaşı Wilhem 'e yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. * Lotte' nin nişanlı olması aşkını imkansız kılıyor ve kitabın sonunda Werther intihar ediyor. ×İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanılıyor, geriye kalan ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı! ×Duygularım dizginlenemez hale gelince mutlu bir kayıtsızlık içinde yaşantısının dar çemberinde dönen, günlük geçim derdine düşen, yaprakların sararıp döküldüğünü görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen böyle bir insanın görüntüsü, içimdeki bütün kargaşayı yatıştırıyor. ×Belirmekte olan bütünüyle önemli bir şey gözlerimizin önüne gelir, gözlerimiz gibi duygularımız da onun içine karışmak ister ve biz, ah, tüm bir duygunun tüm hazzıyla dolmayı özleriz. ×Biz insanlar güzel günlerin azlığından, kötü günlerinse çokluğundan sık sık yakınırız. Bana kalırsa bu doğru bir bakış açısı değil. Tanrı 'nın bize her gün sunduğu düzel şeylerin tadını çıkaracak kadat kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur. × Dünyadaki bütün işler değersiz, başkaları istiyor diye kendi tutkusunu, kendi gereksinimini dikkate almadan, para, onur ve başka şeyler uğruna kendini yiyip bitiren insan her zaman budalanın biridir. #gençwertherinacıları #goethe @budavetbizimm
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma