Kadın ile adım vedalaşmadılar, cumartesi günü görüşmek üzere demediler, birbirlerine dokunmadılar, veda anı acıklı, çarpıcı bir duygusal ayrılışa dönüştü, her ikisi de bir daha görüşmeyeceklerine dair büyük bir yemin etmiş gibiydiler
ikinci neden ise güzel olmasıydı, salondaki kadınların en güzeli değildi belki ama güzelliğinde açıklanamayan, onu özel kılan, sözcüklerle anlatılamayan bir şeyler vardı, bir beyitte, çevirmenin hep ıskaladığı, bir türlü ifade edemediği gizli anlama, böyle bir anlam varsa tabi
Eller açık kitaplardır ve kitap olmaları, gerçekte var olsa da olmasa da el falına, yaşam ile kalp çizgilerine bağlı değildir, evet doğru duydunuz, yaşam dedim, yaşam, doğru duydunuz efendim, yaşam çizgisiyle bu konunun ilgisi yoktur, eller açılıp kapandıklarında, okşadıklarında ya da vurduklarında, gözyaşlarını sildiklerinde ya da bir gülümseyişi gizlediklerinde, bir omza konduklarında ya da veda ettiklerinde, çalıştıklarında ya da hareketsiz kaldıklarında, uyuduklarında ya da uyandıklarında konuşurlar.
Zavallıcık, ne yazık ki yaptığı yanlışı düzeltecek zamanı olmayacak, hiç kimsenin yeterli zamanı olmaz zaten, tam isteklerine ulaşacak gibi olurlar ama başaramazlar.