Bil ki! Riya, halkı büyük görmekten doğar. Bunun ilacı ise; insanları, Allah'ın kudreti altında zelil olarak görmen, sana bir rahatlık ve zorluk çıkaracak kudreti olmayan cansız varlıklar gibi bilmendir. Böylece onlara yaranmak adına iki yüzlülükten kurtulursun. Onları kudret ve irade sahibi olarak gördüğün müddetçe riya senden uzaklaşmaz.
İkinci Mes'ele : Maddî musîbetleri büyük gördükçe büyür, küçük gördükçe küçülür. Meselâ : Gecelerde insanın gözüne bir hayal ilişir. Ona ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet verilmezse kaybolur. Hücum eden arılara iliştikçe fazla tehâcüm göstermeleri, lâkayd kaldıkça dağılmaları gibi; maddî musîbetlere de büyük nazariyle ehemmiyetle baktıkça büyür, merak vasıtasiyle o musîbet cesedden geçerek kalbde de kökleşir, bir manevî musîbeti dahi netice verir; ona istinâd eder, devam eder. Ne vakit o merakı, kazaya rıza ve tevekkül vasıtasiyle izale etse, bir ağacın kökü kesilmesi gibi maddî musîbet hafifleşe hafifleşe kökü kesilmiş ağaç gibi kurur gider.
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırıyor.