Cennetin kapıları arkamda kapandı geri dönmedim
Ayaklarmın dibinde ayaklarmın gölgesi duvara kadar önümdeki bütün yolu kaplıyor Kapalı gözlerimin icinde gölgemin üstünde yürüyorum Anadolu'nun damar damar yollarında gibi
Serap camlı daha güzel kâgir bir ev hatırlıyorum
Kulaklarımda şehrin uğultusu Babil'in tatlı uğultusu
Eskiden eskiden kayıp halkların vahasında çöl karakollarında
Eskiden eskiden gökyüzünün limanları eskiden sabırsızlık çağı eskiden gelecek
Gelmemenin bir vakti yoktur. insan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazrlanması en az bir yıl sürerdi zaten... iki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...
Bazıları, geleceğe olan inançlarını kaybetmedikleri için sabrederler. Bazıları, işi bitirmeye cesaret edemediklerinden. Korkaklık hiç kuşkusuz hor görülesi bir sey, ama gene de yaşamın düzenine dahil. Tıpkı boyun eğmek gibi, o da hayatta kalmanın bir aracı.