Dar Kapı

André Gide
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·136 syf.··
2024 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 16:32
Derin bir psikolojik aşk travması. Birlikte büyüyen ve çocukluklarından itibaren birbirlerine yakıştırılan, büyüdüklerinde de evlenmeleri beklenen Alissa ve Jerome’un aşk hikayesi. Daha doğrusu aşk değil ızdırap hikayesi. Kitabın sonunu açıkcası çok merak etmedim çünkü daha ortalarında belliydi sonu. Şaşırtmadı beni. Alissa bence ruh hastası, sado mazoşist bir karakter. Acıdan zevk alıyor, acıyla besleniyor resmen, melankolik bi tip. Yani karşındaki kişi de seni seviyor, evlenmek istiyo ne bu naz, ne bu saçma sapan geri çekilmeler. Dünya’nın tüm yükü bu kızda sanki. Hem istemeyip hemde bu kadar ağır bir aşk duygusu beni boğdu diyebilirim. Kitapta din, fedakarlık, erdem, başkalarının mutluluğu için kendinden, kendi hayatından vazgeçmeyi konu alan bir akış var. Yani Jerome onu sevmese ve platonik bir aşk olsa bu çektiği sıkıntılara hak verebilirim ama öyle bişey yok, bu olaylar sırasında dine yönelen ve kafayı onunla bozan bir Alissa var. Çok sıkıcı bir karakter. Yani sevdiğin insanla evlenince Yaradana bağlanamıyor musun? Dine yönelemiyor musun? Fazlaca abartılmış. Sırf konu bulamamış klasik bir aşk hikayesini nasıl çıkmaza sokarım da kitap yazarım temalı bu kitabın yazarının Nobel ödüllü olması da daha bi tuhaf. Kitapta beğendiğim tek şey çok fazla kurgu içerdiği için müthiş anlamlı kelimelere, cümlelere yer verilmiş olması. Yani çok boş vaktim var aman öylesine bir kitap okuyayım diyorsanız alın okuyun. Son derece sıkıcı bi kitap. Anlatılan ve yaşatılan aşktan midem bulandı.
Dar Kapı
Dar Kapı
André Gide
André Gide
1000Kitap
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 13. kitabı
Beraber büyüyen iki kuzen; Jèròme ve Alissa'nın aşkını konu alan bu kitap, Jéròme'nin anlatımı ile başlıyor ve Alissa'nın bıraktığı günlüğü ile son buluyor. Bu kavuşamayan ikili birbirlerini o kadar anlamıyorlar, aşklarına o kadar anlam yüklüyorlar ki duyguları ve düşünceleri arasında kaybolmaktan birbirlerini bulamıyorlar. Gerçekten gerek varmıydı diye düşündüm kitabı okurken. Jérôme aşkını erdem kavramıyla bağdaştırmışken, Alissa hem kendi aşkını hem Jérôme'nin ona koşulsuz bağlılığını İlahi aşk yolunda bir engel olarak görmektedir. Nitekim Alissa'nın hayatının son bulmasıyla, Jérôme'nin kalbi de yeni aşklara kapanır. Yazarın öncelikle Alissa'nın duygularını bize açmamasının, Jérôme'nin kaybolmuşluğunu ve yüreğinin karmaşasını biz okuyucuların daha derinden anlamasına yardımcı olduğunu düşünüyorum. Alissa'nın günlüğünü okurken yazar araya girip, Jérôme'nin duygularını bize aktarma gereği bile duymamış çünkü Jérôme'yi bize öyle güzel anlattı ki Alissa'nın satırlarını okurken zaten Jérôme'nin düşüncelerinde kayboluyorduk.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
Dar Kapı
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 97. kitabı
Merhabalar :) Bugün, Fransız yazar André Gide'ın "Dar Kapı" adlı eseriyle geldim. Yazarın bugün doğum günü. İyi ki bu dünyadan geçmiş büyük usta. Kitaba geçmeden yazarı biraz
Roman
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
8/10
·130 syf.··
2024 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2024 00:00
1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Andre Gide'nin 1909 yılında kaleme aldığı bu eserde, birbirini seven Alissa ve Jerome'nin aşklarını kutsallaştırıp erdeme ulaşmak için aşklarından vazgeçmesi anlatılır. Kitapta fedakarlık, din, erdem, aşk konuları çok güzel işlenmiş. Yazarın okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak gibi duruyor. Sonuna kadar bu aşkın sonu ne olacak diye merak ettiren, içinde çok güzel alıntılar elde edebileceğiniz bu kitabı okumanız dileğiyle...
1000Kitap
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 46. kitabı
André Gide’in Dar Kapı romanı, benim için bir aşk hikâyesinden çok, insanın kendi mutluluğuna koyduğu engelleri anlatan etkileyici bir eserdi. Jérôme ve Alissa birbirlerini sevmelerine rağmen, Alissa’nın kusursuzluk ve manevi yücelik arayışı onların bir araya gelmesini engelliyor. Okurken zaman zaman Alissa’ya kızdım, çünkü mutluluğa bu kadar yakınken ondan sürekli uzaklaşması insanı hüzünlendiriyor. Ancak Gide karakterlerini yargılamadan anlatmayı başarıyor. Özellikle Alissa’nın günlükleri, olaylara farklı bir gözle bakmamı sağladı. Romanın en güçlü yanı, aşkın yanı sıra fedakârlık, idealizm ve vazgeçiş üzerine düşündürmesi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey büyük bir aşk değil, yaşanabilecekken kaçırılmış bir mutluluk duygusu oldu.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 18:48
" Dar kapıdan girmeye çabalayın. Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı büyük ve yol geniştir. Bu kapıdan girenler çoktur. Yaşama götüren kapı ise dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar çok azdır.”
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 13:39
Victor Hugo, Sefiller'inde bir manastır tasviri yapar uzun uzun. Orada anlattığı manastır hayatı insanı okurken boğar, zaten bu boğuculuğunu yansıtabilmek ve eleştirebilmek için onca sayfa yazmıştır bunu. Dar Kapı'yı okurken ben tam olarak o tasvirin içinde kendimi buldum. Alissa'nın ve Jerome'un (ilahi) aşkı beni yine Sefiller'in o sayfalarına itti. Çok yoruldum. Güzel bir kitap, akıcı gayet ama gördüğüm en korkunç aşk hikayesi olabilir. Sevmedim, tavsiye de etmem.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 31. kitabı
"Kolay elde edilen bir saadet mi yoksa insanı yücelten bir ıstırap mı daha iyidir?" Kitaptaki baş karakterimiz Alissa, bu soruyu sorguluyor ve yanlış tarafa meylederek insanı yücelttiğini düşündüğü ıstırabı seçiyor ve ömür boyu bu ıstırabı çekmeye mahkum ediyor kendini. Üstelik buna hiç gerek yokken. İki taraf da birbirine aşıkken, mutlu olabilecekken mutsuzluğu seçiyor ve kendini tüketiyor. Buna bir kılıf da uydurmuş eğer beşeri aşkı yaşarsa ilahi aşktan uzaklaşacağını düşünüyor. Ancak böyle bir şeyin olacağını en azından okur olarak ben düşünmüyorum. Bu sadece görünen neden bana göre. Alissa günlüğünde kendine itiraf ettiği gibi fedakarlığı seviyor. Ve bu yolda aşkını feda ediyor. Jérôme'nin fikri sorulmadığı için onu incelemeye dahil edemedim. Ömründen çalındığı için üzgünüm Jerôme. Bir daha aşık olamayacağın için üzgünüm. Son olarak Alissa'ya kendim ettim kendim buldum gül gibi sararıp soldum türküsünü armağan etmek isterim.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
8/10
·136 syf.··
2023 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 07:59
Aşk kitapları okumayı çok tercih etmesem de Dar Kapı beni pişman etmedi. Kısa ve yalın diliyle oldukça akıp giden bir kitaptı. Buram buram aşk değil, hatta kitaptaki kahramanımız Alissa’nın aşkı ,daha ilahi bir aşka yönelmek üzerineydi. Birbirleriyle olan mektuplaşmaları en sevdiğim kısımlar oldu. Kavuşamaman verdiği hüznü tabi ki hissediyoruz ancak bu sizi sıkmayacak. Jerome için çok üzülsüm de hayat böyledir demekten kendimi alamadım.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2023 16:49
"Leyla'dan geçme faslındayım,Mevla'yı bulma yollarında" cümlesini tam anlamıyla bulduğum bir kitap.Benim için bizdeki tasavvufi düşüncelere oldukça yakın.Aşık olunan kişiyi değil,aşkı sevmek ve aslında kişinin bu erdemle yücelip Allah'a yakınlaşmasını oldukça güzel şekilde anlatan bir yapıt.Gerçekten beşeri aşka yapışmak ama kavuşamamak ilahi aşka insanı doğrudan götürür mü? O insanı da yücelikle sevmek bizler için Allah'a giden yolu kolaylaştırır mı? Ben bu duyguya ve çizgiye kendimi yakın hisseden bir insan olarak kitabı çok başarılı buldum, içimde bir şeyleri yaktığını hissettim,umarım siz de seversiniz.
Dar KapıAndré Gide · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,515 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.