Gökkubbe altında söylenmemiş söz kalmamıştır.Ya söylenir ya yaşanır ya tekrar edilir ya da ölünür.
Evet, ölünür. Ölüm söylenecek son sözdür hayat adına ama insan da ölmek için doğmuştur. Hatta kendi ölümünü unutmak için.Evet, insan unutur. Eskilerin de dediği gibi insanın adı bile unutmak anlamına gelen nisyan’dan türemiştir. İşte tam olarak böyle başladı. Unutmak, unutmaya çalışmak. Unutmayı istemek.. Hayattan kopmuş bir bedeni tekrar hayata bağlamak.Başka yerde başka zamanda başka insanlarla gizlemek acımı.
Peri Palas’ın en güçlü tarafı, yazarın insan ruhunun küçük ayrıntılarını hissettirme konusundaki başarısıdır. Keder, pişmanlık, özlem ve arayış; sessiz fakat keskin çizgilerle işlenir. Karakterlerin ruh hâlleri çoğu zaman bir cümlenin alt tonunda, bir bakışın sessizliğinde kendini gösterir. Bu, romanın atmosferine hem şiirsel hem de hüzünlü bir derinlik katar.
Yazıcı’nın dili sade ama etkileyici; okuru yormadan iç dünyanın karmaşasına çekiyor. Çarpıcı olan ise, romanda hiçbir şeyin tamamen açıklanmaması: karakterlerin geçmişleri, kırılma anları, yaptıkları seçimler çoğu zaman sezdirilir. Bu da okuru hikâyenin ortağı yapar; eksikleri kendisi tamamlar, sessiz boşluklarda kendi sorularıyla karşılaşır.
Peri Palas, modern hayatın hızında esneyen ruhumuzu hatırlatan bir roman. Yalnızlığın kalabalık bir otelin içindeki ayak seslerinde dolaştığı, insanın kendine yaptığı yolculuğun en az şehir sokakları kadar karanlık ve karmaşık olabileceğini söyleyen bir hikâye.
Suç ve Ceza, sadece bir edebiyat eseri değil; ahlaki tercihlerin insanı nasıl dönüştürdüğüne dair bir laboratuvar metni gibidir. Bugün hâlâ okurun zihninde şu soruyu taze tutar:
Suç, eylemin kendisi midir; yoksa insanın kendi ruhuna işlediği derin bir yara mı?
Dostoyevski’nin ustalığı, karakterlerin psikolojisini o kadar canlı bir şekilde çizmesinde yatar ki, Raskolnikov’un her adımında kendi iç dünyamızın karanlık köşeleriyle yüzleşiriz. Roman, insanın iyilikle kötülük arasındaki salınımını zamanın ötesine taşıyarak edebiyatın en güçlü vicdan metinlerinden biri hâline gelir.