Empedokles’in dediği gibi, “ Yalnızlığından keyif alan, dairesel bir küre” olabilirsen, yalnızca sana ait olan hayatı, yani şimdiki zamanı yaşamayı alışkanlık edinirsen, en azından kalan günlerini dingin, asil ve tanrısal parçanla barışık geçirebilirsin.
Akıl sahibi bir ruhun kendine has özellikleri şunlardır: Kendini görür, kendini inceler, kendine dilediği şekli verir. Bitkilerin meyveleri ve akılsız hayvanların ürünleri başkaları tarafından toplanırken, akıl sahibi ruh kendi ürününü kendisi toplar, hayatının sınırları nerede belirlenmiş olursa olsun kendi hedefine erişir. Dansta, tiyatro oyununda ya da buna benzer bir şeydeki gibi işini yarım bırakmaz, nerede olursa olsun karşısına herhangi bir engel çıkarsa, iş tamamlanana dek önceden tasarladığı eylemini tamamlar, böylelikle kendisine, “Ben, bana ait olanla yetiniyorum,” diyebilir.
İşlerini ağırdan alma; sözlerinde bulanık, düşüncelerinde kararsız olma. Ruhun her seferinde ne kendi içine kapansın, ne de dışarıya taşsın; sen de yaşamında yalnızca işle meşgul olma.