Sema

Sema
@HumanPhobia
Hayatın ekseriyetle unutulmuş yönlerini keşfetmekten, küçük ayrıntılarında boğulmaktan, dimağımı geliştirmekten büyük bir keyif alıyorum :)
"Sovyet kara mayınlarının hedefi çocuklar"
Makalede, Sovyetler'in patlayıcıları parlak renkli oyuncakların içine gizledikleri belirtiliyordu. Çocuk eline alınca, oyuncak patlıyor, parmakları hatta elinin tamamı kopuyordu. Bu durumda, çocuğun babası cihat'a katılamıyordu. Evde kalması, sakat çocuğa bakması gerekiyordu.
Sayfa 125 - Everest Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günaydın
Günaydın, saat sabah 06:15. Afyonum henüz patlamamışken bu satırları yazmaya koyuldum. Değecek mi sahiden diye düşünüyordum da. Beni sabah erken saatlerde ayağa dikip aylarca uykusuz bırakacak bir belirsizliğe karşı tüm gücümle mücadele etmeme değecek mi? Sahiden o noktaya ulaşabilecek miyim? Ulaşınca iyi bir hayat enerjisine sahip olabilecek miyim? Üzerimde yolun yorgunluğu mu olacak yoksa ulaşmış olmanın sevinci mi? Düşüncelerden arınmış bir şekilde kitap okuyabilecek miyim mesela? Yoksa yeniden kitap yüzü dahi açamayacak kadar hayal kırıklığı ile mi dolup taşacak yüreğim ve aklım? Kendimi ulaşamasam bile her konuda geliştirmeye devam edeceğim, topluma faydalı bir birey olacağım diye avutmaya çalışıyorum. Sonra mevcut yönetimin bunlara odak kesilmediğini, gelişmişlik düzeyinin isimler ve rakamlardan ibaret olduğu aklıma geliyor. Bir kez daha soruyorum kendime. Değecek mi sahiden? Annemi bu saçmalıklarla yormuş olmama değecek mi? Bazen kafamı kaldırıp şükretmeye bile vakit bulamadığım onca zaman için değecek mi? Veya Maazallah tüm bu düşünce silsilesi sonucunda büyük bir çabayla ulaşılmış uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra öylece, tıpkı bu satırları yazdığım herhangi bir gün ve herhangi bir zaman dilimi gibi, tanımadığım bir yabancı tarafından bunlara bir son mu verilecek? O zaman da değecek mi? Sahi, ne için yaşıyor ve ne için ölüyoruz? Yaşam yalnızca imtihandan ibaret mi? Son cümleyi yazmamla beraber kulağıma gelen ezan sesi sanırım tüm bunlara bir cevaptı. Sema'nın, veya herhangi bir gencin, güne başlama rutinine hoş geldiniz. İnsanların bu düşünceler neticesinde salt bir rakam ve rutine dönüştüğü bu hayata nefret kusuyor ve imtihanınızın güzel bir neticeye ulaşmış olmasını umut ediyorum. Bir başka iç dökme seansında görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Duygu ve Düşünce
Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez.
"Daha çok küçüksün, biliyorum, ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum. Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Sen çok, çok zeki bir kızsın. Gerçekten öylesin. İstediğin her şey olabilirsin, Leyla. Seni tanıyorum. Ayrıca, bu savaş bittikten sonra Afganistan'ın erkekler kadar, belki daha da çok, sizlere gereksineceğini biliyorum. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur, Leyla. Hiç yoktur."
Sayfa 118 - Everest Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Kar taneleri.
"Aklına Nana'nın bir keresinde söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağıyordu." "Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti. Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın..."
Sayfa 95 - Everest Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Konu mevsimden bağımsız bence.
"Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?"
Sayfa 91 - Everest Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı