Huriye Emre

Huriye Emre
@Huriye_Emre
Ve düşlerin olmayan eteğine asılayım*
Öğretmen
Selçuk Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anadolu Üniversitesi Sosyoloji
Avanos
Konya, 3 Nisan
279 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·80 syf.·
2025 5. kitabı
Cabir Özyıldız’ın ikinci öykü kitabı Dünyanın Bütün Karıncaları, Ocak 2025’te öyküseverlerin beğenisine sunuldu. Vacilonda etiketiyle raflarda yerini alan eser, yayınevinin mottosuyla okurunu selamlıyor: “Yolculuğa hazır mısın?” Özyıldız, bu kitapta bizi “insanın sınırları”nda gezintiye çıkarıyor. Zıtlıklarıyla var olan insanın özlemine, merhametine, umursamazlığına, acımasızlığına, suskunluğuna, çığlığına, öfkesine ve umuduna ayna tutuyor. Öykülerinde ezilenleri, ötekileştirilenleri, görünmez kılınanları, yoksul ve silik hayatları anlatıyor; kendi deyimiyle “diptekilere” umut oluyor. Ve âdeta fısıldıyor: “Ben sizi görüyorum.” Kitabın isim babası Yaşar Kemal. Karıncalar, 6 Şubat depremini konu alan “Unutmayın Ha” öyküsüne can veriyor. O büyük yıkımın ardından, kaybı olsun ya da olmasın, herkesin içinde bir yerlerde yankılanan o derin acıyı, insanı insan eden merhametle ve dayanışmayla anlatıyor. Karınca metaforu, yalnızca felaketin değil, iyiliğin de unutulmaz bir iz bırakabileceğini hatırlatıyor. Ve içimizde bir yerlerde yine Yaşar Kemal’in sesi yükseliyor: “İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.” Kitabın açılış öyküsü “Başlangıçların Annesi”, Mahmud Derviş’in dizeleriyle örülen, gidenlerin değil, kalanların hikâyesini anlatan bir Filistin öyküsü. Göğün sonsuzluğunu içine çeken bir karakterin gözünden, dünyanın büyüklüğünü ve yaşamın ne kadar uzak bir ihtimale dönüştüğünü duyumsuyoruz: “Göğün sonsuzluğunu çekti ciğerlerine. Dünya ne kadar büyüktü. Ve yaşamak hayli uzak.” Özyıldız, kadınların sıkıştırılmış hayatlarına, dayatılmış varoluşlarına da sessiz kalmıyor. “Buzdan Tuğlalar” öyküsünde, evin yükünü sırtlanmış ama evin hiçbir köşesinde kendine ait bir yer bulamayan bir kadının çabasını anlatıyor. Kabuğunun farkında olan ve onu kırmaya çalışan bir kadının
Dünyanın Bütün KarıncalarıCabir Özyıldız · Vacilando Kitap · 202568 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·112 syf.·
2023 20. kitabı
Vildan Külahlı Tanış’ın ilk öykü kitabı Çizgide Bir Kukla, Mart 2023’te Everest Yayınları etiketiyle okurla buluştu. On iki öyküden oluşan kitap adını, herhangi bir öyküden değil, Uzun Çizgiler öyküsünde geçen bir cümleden alıyor. Yazar, kitabın isminin arkasındaki düşünceyi bir söyleşisinde şöyle açıklıyor: “Kitabın adına aslında on iki öykünün hepsini kapsayan bir imgeden yola çıkarak karar verdim. Aklımda hep şu vardı: Kimdir kukla? Dönüp geldiğim noktada cevap hep aynıydı. Başkasının kuklası olmak kolaydı; ondan kurtulmak da. Ama insanın kendi hırslarının, egosunun, kibrinin, geçmişinin ve baş edemediği duygularının kuklası olması benim için çok daha üzerine düşünülmesi gereken bir durumdu. Kitap karakterlerime baktığımızda da ipleri başkalarının elinde olan değil, kendi iplerine dolanan kişiler görüyoruz. Kimi zaman o ipleri kesip atıyorlar, kimi zaman o iplerin esiri oluyor ya da kabulleniyorlar. İp de biziz, o ipi kesip atacak makas da…” Bu söyleşi kitabın içeriğini daha anlamlı kılıyor. Kitabı kapak tasarımıyla birlikte düşündüğümüzde ilk başta ipleri kopmuş bir kuklanın hareketsiz kalacağını düşünebiliriz. Ancak ya gerçek çok daha derinse? Kukla imgesi insanın bitmeyen asıl savaşını, bireyin kendi benliğiyle giriştiği çetin bir mücadeleyi anlatıyor. Kitabın adıyla başlayan bu sembolik yolculuk, her öyküde yeni bir soru işareti bırakıyor zihnimizde: İnsan, kendine doladığı iplerden ne kadar haberdar? Vildan Külahlı Tanış, kendine özgü üslubuyla, güçlü giriş ve final cümleleri, imge ve metaforlarla bezenmiş öykülerinde insanın dolandığı iplerine, açmazlarına, yalnızlığına, mecburiyetlerine, travmalarına ve kayıplarına ayna tutuyor. Borges’in epigraftaki sözüne atıfta bulunarak hiçbir ayna kendini yansıtmayınca kelimelerden kendi aynasını yaratıyor. Çizgide
Çizgide Bir KuklaVildan Külahlı Tanış · Everest Yayınları · 2023162 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2024 64. kitabı
Mustafa Başpınar’ın dördüncü öykü kitabı Büyü Bozuldu, geçtiğimiz eylül ayında öykü severlerin beğenisine sunuldu. Yazar, kitabını iki bölüme ayırarak farklı anlatı evrenleri yaratmış. İlk bölüm Yara dokuz öyküden oluşurken, ikinci bölüm Büyü Bozuldu, tek bir öyküyle okurun karşısına çıkıyor. Bu iki bölüm, hem içerik hem de atmosfer açısından birbirini tamamlıyor, aynı zamanda derinlemesine bir insanlık portresi sunuyor. Başpınar, kitabında insanın yarım kalmışlıklarına, ukdelerine, kapanmayan yaralarına yoğun bir anlatıyla odaklanıyor. Yarım kalan aşklar, çocukluk travmaları, hesaplaşılmamış babalar ve büyük kaçışların hikâyeleriyle okurunu, insan ruhunun karmaşık patikalarında bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın kıvrak dili ve güçlü gözlem yeteneği, doksanlı yılların izlerini taşıyan öykü atmosferlerini çarpıcı bir şekilde yeniden canlandırıyor. Ancak bu öyküler sadece bireysel kırılmalarla sınırlı değil; aynı zamanda toplumsal yozlaşmanın izlerini de barındırıyor. Başpınar’ın kalemi, bireyin iç dünyasındaki çatışmaları toplumsal dinamiklerle buluşturuyor ve okura daha geniş bir sorgulama alanı açıyor. Kitabın etkileyici öykülerinden biri olan Kabuslarımın Sebebi Siz Miydiniz Babacığım?, bu sorgulamaların bir örneği. Yatılı okul yıllarının ağırlığını bir ömür boyu sırtında taşımış bir adamın hikâyesi üzerinden okur, bireysel yaraların toplumsal nedenlerine tanıklık ediyor. Hiç büyümeyen bir çocuğun iç sesiyle anlatılan öykü, insanın kendisiyle olan savaşı kadar, yanlış geleneksel değerlerin, aile yapılarını nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne seriyor. Okur, bu anlatının içinde, en çok da kendi içindeki karanlık ve hesaplaşılmamış duygularla yüzleşiyor. Başpınar’ın öyküleri, okuru sadece birer izleyici olmaya davet etmiyor; aksine onlara birer tanıklık yükü
Büyü BozulduMustafa Başpınar · Loras Kitap · 202438 okunma
Vaktin Sızladığı Yer: Belki de Muhteşem /Heceöykü 125
Puan vermedi·112 syf.·
2024 62. kitabı
Ahsen Dalca Korkutan’ın ilk öykü kitabı Belki De Muhteşem, geçtiğimiz şubat ayında Ötüken Neşriyat etiketiyle yayınlandı. İçinde on dokuz öykü barındıran kitabın kapağına, Feyza Ay hayat vermiş. Ahsen Dalca Korkutan’ın çocukluğunun geçtiği evden esinlenerek kapak tasarlanmış. Kapakta iki çocuk, bizi adeta yazarın dünyasına davet edercesine eve doğru koşuyor. Çocukların peşinden o eve girdiğimizde, evin hafızası karşılıyor bizi. Çocuklar, çocukluk nedir bilmeden büyüyenler, yarı yolda bırakılanlar, eksildiği için bir düğünde sadece gölge bırakanlar, yalnızlıktan öykülere sığınan ihtiyarlar, evin vitrinindeki şekerliğe benzeyen küçük kızlar, evden kaçanlar, eve dönenler, göçmüş ama göçtüğü yerde bir hayat bulamamış ve içine çökmüş insanlar… Çoğu öyküde buram buram yalnızlık kokusu geliyor burnumuza. “Yalnızlık, aniden güneşin önüne geçen kara bulut gibidir. O an bütün planların iptal olur, eve kaçar, yağmur yağacak diye beklersin. Ev de zamandır o sırada. Vaktin sızladığı yer. İnlediği. Ağır ağır azaldığı yer.” (s. 61) Kitaptaki ilk öykü Bavulumuz’da kahramanımız kuşlara öykünen bir kadın. Kuşlar bu öyküde barışı ya da özgürlüğü simgelemiyor, kahramana göç etmeyi fısıldıyor. Yola iki kişi çıkmayı düşleyen kadın bir anda kendini yollarda bulur ama tek başınadır. Yürüdükçe yol içinde birikir ve aslında kendini ne kadar kaybettiğini anlayamaz. Biri Öldü öyküsünde bir taşra gerçeği var. Hayatı hep ıskalayan aileler ve onların hep çalışmak zorunda olan çocukları anlatılıyor bu öyküde. Halamın Bulutları, evden kaçarak anne ve babasının yüreğinde kapanmayacak yaralar açan bir kadının yıllar sonra aynı yerden yaralanmasını anlatıyor. Kapıdaki oyuktan yüreğin mahzenine iniyor yazar. Aşkı, ani kararları, aile bağlarını sorgulatıyor bizlere. “Halam evden gittiğinden beri bulutların
Belki de MuhteşemAhsen Dalca Korkutan · Ötüken Neşriyat · 202410 okunma
10/10
·111 syf.·
2023 25. kitabı
Benim Rüyalarım Hep Çıkar Esra Kahya’nın ilk öykü kitabı. İlk öykü kitabının günahından uzak yere sağlam basan öyküler, rengârenk karakterler, her öyküde daha ilk cümleden okuru yakalayan bir anlatım, vurucu finaller, bir tema etrafında dönmeyen her öyküde bizi başka bir rüyaya çıkaran uykular. Öyküleri okuduktan sonra aylar geçse de Fırat’ın ahını duyuyorum göğümde. Mercan’ın bir bir koparttığı saçları hep gözümün önünde. Pembe’nin ayakkabıları çamurda, Saniye’nin bebeği Umay Ana’nın kucağında. Öykülerin zihnimde böyle canlı kalması Esra Kahya’nın atmosfer kurmadaki başarısının kanıtı elbette. Kurduğu atmosfere bir de akıcı bir dil eklenince sizi alıp öyküye dahil ediyor. Kelimeleriyle üstümüzde bir kilim dokuyor adeta. Sanki biz halı tezgâhıyız, kelimeler ilmek. Her öykü bambaşka bir motif. Her öyküde bir kirkit etkisi. Mercan, Fırat, Pembe, Selim, Karsa ve Hasret’le el ele tutuşup çıkıyoruz bu rüyadan. Daha güzel bir dünyanın varlığına inanıyoruz.
Benim Rüyalarım Hep ÇıkarEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2023623 okunma