Benim Rüyalarım Hep Çıkar Esra Kahya’nın ilk öykü kitabı. İlk öykü kitabının günahından uzak yere sağlam basan öyküler, rengârenk karakterler, her öyküde daha ilk cümleden okuru yakalayan bir anlatım, vurucu finaller, bir tema etrafında dönmeyen her öyküde bizi başka bir rüyaya çıkaran uykular.
Öyküleri okuduktan sonra aylar geçse de Fırat’ın ahını duyuyorum göğümde. Mercan’ın bir bir koparttığı saçları hep gözümün önünde. Pembe’nin ayakkabıları çamurda, Saniye’nin bebeği Umay Ana’nın kucağında. Öykülerin zihnimde böyle canlı kalması Esra Kahya’nın atmosfer kurmadaki başarısının kanıtı elbette. Kurduğu atmosfere bir de akıcı bir dil eklenince sizi alıp öyküye dahil ediyor. Kelimeleriyle üstümüzde bir kilim dokuyor adeta. Sanki biz halı tezgâhıyız, kelimeler ilmek. Her öykü bambaşka bir motif. Her öyküde bir kirkit etkisi. Mercan, Fırat, Pembe, Selim, Karsa ve Hasret’le el ele tutuşup çıkıyoruz bu rüyadan. Daha güzel bir dünyanın varlığına inanıyoruz.