Tayyip Akçin

Tayyip Akçin
Muhârib
Öğrenci
Gelişim Üniversitesi
İstanbul
Malatya, 17 Ağustos
149 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Yalnız iki eksiğini gördüm, dedi. Subbiluliyuma yerinden sıçrayarak sordu: - Neymiş o eksikler? -Elçi dedi ki: "Kıralınızın arslanlarını, dövüş buğaları 'nı, atlarını, doğanlarını gördüm. O kadar zengin olduğu halde bunları az buldum. Bizim kıralımızda bunlardan daha çoktur."
Mustafa Kemal Atatürk
Reklam
Bir akşam yine içki masasına oturulmuştu. Artık devletin işleri de burada konuşuluyordu. Zihinlere bir parlaklık geldiği için memleket daha iyi idare olunuyor, her bakımdan daha ileri gidiyordu. Kararlar cesaretle verilebiliyor, büyük güçlükler kolaylıkla yeniliyordu.
Mustafa Kemal Atatürk
Kıral sarhoş olunca kendisini Tanrılar kadar büyük ve üstün görmeğe başlıyor, sofrasındakilere rütbeler bağışlıyordu. Ertesi gün ayıldığı zaman bu rütbeleri geriye aldığı da oluyordu. Fakat nihayet ayılmaz bir hale geldiğinden bu rütbeler sahiplerine kalmıştı. Eski vezirlerden şarap içmiyenlerin hepsini azletmiş, yerlerine yenilerini getirmişti.
Mustafa Kemal Atatürk
KIRAL SURBILULIYUMA şaraba iyice dadanmıştı. Öğleye doğru uykudan kalkıyor, devlet işlerine şöyle böyle bir bakıyor, akşama doğru şarap masasının başına geçerek vezirleriyle birlikte içiyordu. Geceleyin hepsi sarhoş oluyorlar, aradan sıra ve saygı kalktığı için uygunsuz hareketler yapıyorlardı.
Mustafa Kemal Atatürk
- Ben hakimim! - Peki, sonra ne olacaksın? - Sonra vezir olacağım. - Daha sonra ne olacaksın? - Hiç -Sen birkaç yıl daha uğraştıktan sonra hiç olacaksın. Ben bugünden hiçim. Demek ki senden üstünüm.
Edebiyat
Reklam