.. kentin alanlarından birinde idam edilecek bir adamı, Kıpti olduğu için Çingene Ali'ye astıracaklardı. Bu cellatlığa karşılık, kendisine yarım altın ücret verildi. Ali afalladı. Ne yaptığını bilmeyerek parayı cebine attı. Yere çöktü. Gece olunca...
Şimdi mavi gökler denize daha derin bir mavi üfürdü. Deniz yüzünden ufak kırışıklıklar yürüdü. Adaların mersin, sakız, ardıç, kekik ve çamlarının burcu burcu soluğuyla yelkenlerimiz şişti. Dalgaların köpükleriyle öpüştükçe gözleri sevinçle renk renk çakan çakıllara pruvalarımızı çektik
Neden mahkumların, infazdan bir gece önce bile olsa, intihar etmelerine izin verilmez? Sonuçta kitap, idamın yalnızca ilkel insana özgü bir öç olduğu noktasına dayanıyor. (Aslında bizdeki darağacı savunucuları da konuyu etik boyutlarıyla tartışmayıp bir güç gösterisi /intikam gibi değerlendiriyorlar.)