Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
74 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
"Hamile hamile seni alçılı halinle taşıdı; dayanamadı öldü," derler. Çünkü Korku Kültürü'nde halden anlama, empati bir değer olarak yer almaz. Niçin yer almaz? Çünkü halden anlayan biri, korkulacak kişi olmaktan çıkar, yani gücünü kaybeder.
Sayfa 43
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi de aklınıza şöyle bir soru gelmiştir: - Anlamlı, sağlıklı ve mutlu bir evlilik mümkün mü? Evet, mümkün. Mümkün olduğu için bu kitabı yazıyorum. Evlilik anlamını hem YUZ'de, hem de CAN'da bulmalı. YÜZ baskın evliliklerde CAN kendini yalnız hisseder. Bu tür evliliklerde mutluluk yoktur; evlilik çekilmesi gereken bir çiledir. Sadece CAN odaklı, kendi içine kapanık bir evlilik de 'şizofrenik bir evlilik' haline dönüşür. Sağlıklı evlilik, içinde yer aldığı toplumla ilişkisini devam ettiren evliliktir.
Sayfa 36
İki iyi insan kötü bir evlilik yapabilir mi? Tereddütsüz, "Evet, iki iyi insan kötü bir evlilik yapabilir," diyorum. Ben iyi bir insandım ve evlendiğim Amerikalı eşim Emily kesinlikle çok iyi bir insandı. Ama biz kötü bir evlilik yaptık. Ben 'Silifke kültürünün iyi insani, Emily de 'Kaliforniya kültürünün iyi insanı' idi. 'İyi insan olmak' ile, 'evlilik yapma olgunluğuna sahip olmak' aynı şeyler değildir. Kitap boyunca evlilik olgunluğuna gelmiş olmanın anlamı üzerinde konuşacağım, örnekler vereceğim, uygulamalar yapacağız. "Ben iyi bir insanım, iyi bir insanla evlenir ve mutlu bir evlilik kurarım, düşüncesi sağlıklı, gerçekçi bir düşünce değildir. Böyle bir yaklaşım birçok gizli tehlikeleri beraberinde getirebilir. Bu gizli tehlikelerden kitabın gelecek sayfalarında söz edeceğiz. Hayatın en önemli kararı olan "kiminle evleneceğim" kararını vermeden önce insanın hem kendini hem de evleneceği kişiyi biyolojisiyle, zihniyle, duygularıyla, sosyoekonomik durumuyla ve aşkınlığıyla tanıması gerekir.
Sayfa 35
Evlilik ilişkisi içinde hem YÜZ hem CAN devreye girer. Yüz girer, çünkü evlenen kişi sadece bir birey erkek' ya da 'birey kadın' ile değil, onun sosyoekonomik ilişkiler ağı ile de, yani ailesi, sülalesi, meslektaşları, yöresi, kültürü, mutfağı, folkloru ile de evlenir. CAN girer, çünkü evlendiği kişi onun hayatının en önemli, en mahrem tanığı olur. Her kadının ve her erkeğin bir eşe, yaşamının en mahrem yönlerini bilen bir tanığa ihtiyacı vardır. Girişte sözünü ettiğimiz olgun erkeğin mektubunu hatırlayın, "Benim evlilikten birinci beklentim tamamlanmış hissetmek," demiş ve "bir erkek olarak bir kadının sesinin, kokusunun, varlığının etrafımda olması gerektiğini hissediyorum," diyerek devam etmişti. Bir kadının mahrem tanıklığı içinde erkek hem erkekliğini hem de insanlığını keşfetme ve geliştirme olanağına kavuşur. Sevdiği ve değer verdiği kadının bir saniyelik bakışı erkeğe, "sen benim kahramanımsın!" mesajını verirse, erkek o bakışla varoluşunun en anlamlı, en coşkulu anını yaşar. O andan itibaren erkek, o kadın için dağları devirmeye hazırdır. Aynı kadın erkeği başka bir bakışla sıfırlayıp yok edebilir de. Bir bakışla yok edilen erkek, eğer ne olduğunu anlayacak olgunlukta değilse, öyle öfkelenir ki o öfkeyle karşıdakini yok etmek ister. Erkeğin mahrem tanıklığı da kadının hem kadınlığını hem de insanlığını keşfetmesine ve geliştirmesine yardımcı olur. Erkeğin bir bakışı, o bakışla birlikte verdiği bir çiçek, söylediği bir söz kadını dünyanın en değerli insanı, en özel kadını hissettirir. O kadın artık iyi günlerde, kötü günlerde o erkekle bir boyu birlikte olmak ister.
Sayfa 29
Yaşam bir ekip işidir. Görüyorsunuz değil mi; mektubu yazan genç kadın, eşinin ve çocuğunun ihtiyaçlarını gören, anlayan ve katkıda bulunmak isteyen bir ekip arkadaşı, yaşam yoldaşı.
Sayfa 20