Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
74 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Halk ozanı Aşık Mahmut Çelikgün 'İnsanları bu hayata bağlayan, aşk sazının bir telidir evlilik', demiş
Sayfa 9
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir keresinde oturduğum kayanın karşısındaki kıyıda sarp taşlar arasında tek bir sarı çiçek gördüm. Çiçek tek başına bir kaya yarığının arasından çıkmıştı, kökleri kayanın yarığının içindeydi. Çiçeğin bir kısmı suya dokunuyordu ve su aktığı için sürekli bir devinim içindeydi. Bu çiçeğe uzun süre baktım. Bu çiçekte savaşçı ruhunu gördüm ve bu algılayış içinde elimdeki kitabın arka kapağının iç kısmına şu yazıyı İngilizce olarak yazdım: "Çiçek, varlığıyla savaşçının yılmaz ruhunu ifade ediyor. Tek gücü derenin kıyısındaki kaya yarığına tutunmuş olan tohumdan geliyor. Tohumdan gelen yüce gücü, kusursuz bir tavır ve yılmaz bir ruh içinde bir savaşçı olarak kullanıyor. Şikâyet yok, bıkmak yok, bezmek yok. Yaşamanın gücü ve coşkusu var. Her anını doyasıya yaşamanın coşkusu. "Çiçekle konuştuğumu, ona olan hayranlığımı ifade ettiğimi hatırlıyorum. O çiçek hayatımdaki önemli öğretmenlerden biri olmuştur. Ne zaman kendimi olumsuz koşullardan şikâyet ederken yakalasam, dere kıyısındaki kaya yarığında hayatını tek başına sürdüren o savaşçı çiçeği hatırlar ve kendi içimdeki güce kavuşarak yaşama coşkusuyla yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışırım."
Sayfa 387
Zihinsel bilgiyle kişi aydın kişi haline gelebilmiş olsaydı, sizin konuştuğunuz bazı deneyimli öğretmen arkadaşlarınıza da aydın kişi demek gerekirdi. Benim söylediğim cahillik, bilgelik yönünden bir cahillik
Sayfa 384
Bu kelimenin bir diğer anlamı, 'yaşamda karşılaştığın olaylara birer sorun olarak da bakabilirsin birer 'challenge' olarak da bakabilirsin' cümlesindeki gibidir." Işte don Juan, 'Sıradan bir insanla savaşçı arasındaki en temel fark şudur: Savaşçı her şeyi üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak görürken, sıradan insan her şeyi, ya şükredilecek ya da küfredilecek bir şey olarak görür, derken, kelimeyi bu anlamda kullanıyor. Yani, 'challenge', 'üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı' oluyor." "Üstesinden gelinmesi gereken' demekle, kişinin emek vermesi, çalışması, mücadele etmesi gerektiği mi vurgulanıyor?" "Evet, eylemci bir tutum vurgulanıyor." "Yani sıradan insan, pasif bir tutum içinde ya şükredip otururken ya da zamanını sürekli ona buna kabahat bulup şikâyetle harcarken, savaşçı eylem içinde emek veriyor, mücadele ediyor." "Arif Bey, savaşçı her olayın bir şeyler keşfetmek için, hayatı anlamak, gelişmek, olgunlaşmak, bilge kişi olmak için bir fırsat getirdiğini düşünür. Her olayda bir davet vardır: gel gözlemle, algıla, anla, yorumla ve gizli olan anlamı bul.
Sayfa 381
Bir başka yerde Carlos ile konuşurken don Juan şöyle der 'Sıradan bir insanla savaşçı arasındaki en temel fark şudur: Savaşçı her şeyi üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak görürken, sıradan insan her şeyi, ya şükredilecek ya da küfredilecek bir şey olarak görür. Doğan Bey, üstesinden gelinmesi gereken öğrenme fırsatı ne demek?" "Güzel bir nokta yakaladınız Arif Bey. Ingilizce'deki 'challenge kelimesini size bu anlamda aktardım. Türkçe'de bu kelimenin tam karşılığı yok. Onun için değişik durumlarda, değişik ifadelerle aktarmak gerekiyor. Bunun farkına varışınız çok isabetliydi." "Biraz daha açıklayabilir misiniz, bu kelimenin anlamını?" "Peki, şimdi sizinle iki şey yapalım, bir, bu kelimenin hangi durumlarda kullanıldığı ile ilgili birkaç gözlem yapalım, iki, savaşçının bakış tarzının özelliği üzerinde duralım." "Yani önce İngilizce kelimenin anlamını açıklayacaksınız?" "Evet. Bu kelimenin anlamına Redhouse sözlüğünde bakarsanız 'çal'ınc' şeklinde okunduğunu söyler ve hem isim olarak, hem de fiil olarak kullanıldığını belirtir. İsim olarak kelimenin şu anlamları sıralanmıştır: meydan okuma, mücadeleye davet; bir konuda açıklama yapmaya çağırma; askerlikte, nöbetçinin 'dur' emri veya kimlik sorması; hukukta, hâkim veya jüriyi reddetme; ABD oy pusulasının geçersizliginin veya seçmenin yetersizliğinin iddia edilmesi. Fiil olarak, meydan okumak, düelloya davet etmek; figuratif olarak, 'hodri meydan' demek, itiraz etmek: kokuyu bulunca havlamak (av köpeği)."
Sayfa 379