Yapıcı ve yıkıcı alışkanlıklar vardır. Bilinçaltı ince eleyip sık dokumaz. Asla yargıda bulunmaz. Çıkarımı mantık yürütme yoluyla işlediği için verilen emri mutlulukla yerine getirir. Verdiğimiz emirleri harfi harfine yerine getirir. Biz emirleri veririz, bilinçaltı yerine getirmek için çalışır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KORKUNUN EFENDİSİ OLMAK
Korkunun düşmana güç verdiğini öğrendik. Korktuğumuz şeyi kendimize çekeriz. Birçok örnekte düşmanı kendimiz yaratırız. Korkuyu yenmekte ilk adım, korkulan şeyin daha iyi anlaşılmasıdır. Bir insandan korkuyorsanız, onunla konuşun ve onu motive eden şeyin ne olduğunu anlamaya çalışın. Belki de sizin ona yapabile- ceklerinizden korktuğu için öyle davranıyordur. Korkularımız çoğu zaman önyargıdan kaynaklanır.
Korkularınızı açık fikirlilikle gözden geçirin kılık değiştirmiş eski önyargılara mı dayanıyorlar acaba? Birinden sırf eski bir düşmanımıza benzediği için korktuğumuz olur sık sık! Geçmişte acı çektiğimiz bir yere gitmekten korktuğumuz durumlar az değildir!
KORKUSUYLA YÜZYÜZE GELİP ÜSTESİNDEN GELEN BİR ADAM
Doğduğum Güney topraklarında derin ve geniş bir girdaplar çok nehir vardır. Bu nehirlerin bazılarında yakalananlar için son derece tehlikeli olduğu söylenen vardır. Çok az insanın onlardan sağ çıkabildiği söylenir.Bir gün genç bir adam nehir kıyısında dikilmiş, bir girdabı gözlüyordu. Girdap tarafından yutulup birkaç saniye sonra tekrar ortaya çıkan bir kütüğü seyrediyordu. Kendisine sordu, "Insan neden girdaptan korkma ihtiyacı duyar?" Birkaç dakika düşündükten sonra soyundu ve suya daldı. Korkusunu yenip suyun kendisini taşımasına izin verdi. Döndü durdu. Sonra kollarını yana açıp nefesini tuttu ve aşağıya doğru battı. Birkaç dakika sonra girdabın biraz ötesinde, güvenli su yüzeyine çıktı. Kıyıya doğru yüzerken kendisini zafer kazanmış gibi hissediyordu. Artık girdaplardan korkmasına gerek yoktu. Kendi kendine şöyle düşündü: "Bir şey hakkındaki gerçeği bildin mi korkacak bir şey kalmaz." Yaşadığı bu deneyim ona yalnızca girdaplardan korkmamayı değil, aynı zamanda hayatı nasıl karşılamak gerektiğini de öğretti. Hayatın belli bir düzene bağlı olduğunu, belli yasalarla yönetildiğini kanıtlamak için gereken riski göze almaya istekliydi. Girdaba girmek ve güvenle su üstüne çıkmak için gereken güveni Bilgelik ve Sevgi'ye güvenerek buldu. Yolun her adımına güvenmek zorundaydı. Bir an paniğe kapılsaydı kendisine büyük zararlar verebilirdi. Panik şaha kalkmış korkudur ve korku her zaman korkulan şeyden daha fazla zarar verir.
Korkmuyorum.
Bugünü yaşıyorum.
Geleceğin ihtiyaç duyacağım her şeyle donatılacağına güveniyorum..
Tanrı'nın orada olduğunu bilerek her günü geldiği gibi karşılayacağım.