"Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."
Lokman, 13
"Küçümseyerek surat asip insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.
Lokman, 18
"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!" Lokman, 19
Bu ayetleri dikkatlice incelediğiniz de siz de göreceksiniz ki; Lokman'ın oğluna verdiği nasihatlerin çoğu ego ile ilgilidir. Ego ise; insanın Cennetten kovulmasına sebep olan tanrılaşma isteğidir. Cennetin kapısında; "La ilahe illallah" yazılıdır. Bu ne demektir, biliyor musunuz? "Tanrılar içeri giremez!" Burada sadece ve sadece Allah vardır, ilahlar giremez demektir. İçeriye yalnızca; "La ilahe illallah"ı tüm hücrelerine yerleştiren ve egolarını dışarıda bırakanlar girebilir. Ego ile buraya girilemez demektir. Çünkü Cennette tanrılar olamaz, tek otoriteyse Allah'tır. Yani kâinatta da Cennet'te de Allah'tan başka ilah yoktur. Egonun dünyada da sonsuz yaşamda da cezası vardır. Çektiğiniz çilelerin çoğunluğunun egonuz yüzünden olması kuvvetle muhtemeldir. Adem'in Cennet'ten kovulması Şeytanın şu cümlelerine kanması ile olmuştur:
"Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?" Taha,120
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nefsi levvamede olan insan imanlıdır ve en azından yolun başına gelmiştir. Nefsi emmarede olan bir insanın bir zihni yoktur. Zihnin bir insanı vardır. Kontrol insanda değil zihindedir. Nefsinizi ve zihninizi ne kadar arındırsanız o kadar insan olursunuz. Arinamayan insan egosu icabı her şeyi sahiplenmeye kalkar, sahiplendiklerini koruyamama duygusu da onu hastalandırır ve sonuç panik atak ve diğer ruhsal bozukluklar olur. Kontrolcülük ve sahiplendiklerini kaybetme duygusu insanda strese yol açar ve bu stres insanın fiziksel olarak çökmesine yol açar. Bunun neticesinde de bir sürü hastalıkla yüzleşir. İnsan ne kadar sahiplenmezse o kadar bağımsızdır. Bu bağımsızlığını nefsini arındırma ile süslerse yakınlığa ulaşır. Nefsini arındırmayan ne yakınlığa kavuşur ne de kurtuluşa erer. Herkesin tairi (kuşu) kendi boynuna dolanmıştır.
Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık. Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
İsra, 13
Insanın dört tutkusu hem dünyasının hem de sonsuz yaşamının önündeki engellerdir. Bunlar ego, tutku, nefret ve şehvettir. Bunlardan kurtulmak bilincin yükselmesiyle olur. Bilincin yükselmesi de nefs terbiyesi ve ruhun kuvvetlenmesiyle olur. Ruh kuvvetlendikçe "ben" bilincinden "biz" bilincine geçer. "Biz" bilincine erişemeyen "ben" bilincinde kalanlar çoğunlukla açgözlü ve aşırı tutkulu olurlar. Aç gözlülüğün ve aşırı tutkunun sistemde karşılığı olumsuzdur. Bu kişiler mutlaka sistemde cezasını bulur. Bu ceza imanlıysa dünyadadır, imansızsa sonsuz yaşamdadır. Her şey açık seçik ve nettir. Sistem de gri alan yoktur. Örneğin zina eden ve zinada ısrar eden biri hemen bir alt boyuta indirilir. Saygınca davranmadığı için ona da saygı gösterilmez. Hikmeti bilen ve yasalarını uygulayan kişi mutlu yaşar ve büyük nimetlere kavuşur
HAYAT BOYU TANRIYLA UZLAŞIN
İçinizdeki Tanrı'yla, içinizdeki yüce Sevgi merkeziyle uzlaşın ve hiç kimseye veya hiçbir şeye katılmayın. Sahip olduğumuz düşmanlar içimizde işlenmeli. Düşmanlarımızın hepsi kendi ev halkımızdandır, diyen kutsal kitap bunu ifade etmek istiyor. Onları bir kez sevgiyle ortadan kaldırdıktan sonra hiç düşmanımız olmadığını göreceğiz. Kendinize bilinçli olarak iç huzuru ve yüce bir anlaşmayla dolu yeni bir hayat kurarak önceki tecrübelerinizden yeni bir tecrübeye yükseleceksiniz. İçinizdeki neyse dışınızdaki de öyle olacak. Aklınızda düşmanınız kalmadığı zaman hayatınızda da düşmanınız olmayacak. Akılda direnç olmadığı zaman insanın hayatında da kendisine karşıt insanlar olmayacak.
Direnç, uzlaşmadan hoşlanmamaktır. Direnç, hayatımızdaki her şeyden daha fazla dikkat etmemiz gereken bir şeydir. Çevremize direnmek, insanlara direnmek, koşullara direnmek ya da sadece metroya veya havaya direnmek. Direnç, huzurun en büyük düşmanıdır.
Uzlaşmak ne demektir? Uyum sağlamak, birlikte çalışmak, bütünleşmek, bir olmak demektir. İki şey uzlaştı mı bir olurlar. Kişinin içinde uzlaşma oldumu, kendisiyle ve hayatla birleşir; o zaman kusursuz Güç başarıya doğru onunla birlikte akar.
KENDİNİ İYİ YÖNETME, SÜREKLİ HUZURDUR
Kendinizden başka hiçbir şey size huzur getirmez. Prensiplerin zaferinden başka hiçbir şey size huzur getirmez.
RALPH WALDO EMERSON