Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
74 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Kendini yönetmeyi bir yaşam tarzı olarak anlamanız çok önemlidir. Yeni kavramı gözümüzde canlandırıp kabullenir ve inanırsak hayatımız değişir ve uzun zamandır kurtulmak istediğimiz başarısızlıkları ardımızda bırakabileceğimizi görürüz. Bütün teori, görünen ve görünmeyenin tek ve ayn olduğunu varsaymaya dayanıyor. Einstein bilimsel bir dille, kütleyle enerjinin eşit ve birbirine dönüşebilir olduğunu söyledi. Burada düşünce enerjidir ve düşüncenin etkisi hayatımızda kütle ya da dışsal şekillenmeyi yaratır. Düşünce ve maddenin farklı şeyler olmadığın söyleyen Spinoza da aynı şeyi söylüyordu. Phineas Park- hurst Quimby de, "Düşünce çözülmüş madde, madde ise şekillenmiş düşüncedir" derken aynı teoriyi vurguluyordu. Başka bir deyişle, yaşamın birliğinden söz ediyoruz. Düşünce ve madde birdir; her şey bir olduğu için aslında madde yoktur; görünen ve görünmeyen enerjiden oluşmaktadır her şey. Içsel ve dışsal görüntü bir ve aynıdır.
Sayfa 124
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
TÜM YAŞAM SİZİN HİZMETİNİZDE Burada bir sır mı var acaba? Evet! Hayat aynasının önüne konan her şeyin bize geri yansıyacağını söyleyen bir yaşam yasası vardır; her sonuç için bir neden, her aksiyon için bir reaksiyon vardır; hayat toprağına ekilen her düşünce tohumu düşüncenin çeşidine göre meyve verir. Her şey kendi türünü tekrar üretir. Havuç tohumundan turp olmayacağı gibi başarısızlık düşüncesinin ürünü de başarı olamaz. Kendimiz hakkındaki inacımız, kaderimizi belirler. Dünya kendi değerlendirmemize göre muamele eder bize; ama daha önemlisi; yaşam yasası, sahip olabileceğimize inandığımız, kendimiz için kabullenebildiğimiz her şeyi şaşmaz bir doğrulukla bize geri verir-ne eksik ne de fazla. "Pekâlâ" diyorsunuz "Doğru olduğunu varsayalım. Ne yapmam gerekiyor şimdi? Hayat boyu yenildiğimi ve insanların ve hayatın bana karşı olduğunu düşündüğümü kabul ediyorum. Belki yanlış tohumlar ektim. Ama onları nasıl kazıp çıkaracağım ve yeniden başlayacağım?" İşte bu harika! Yapabileceğiniz bir şey var. Bugünden başlayarak gerçekten yaşamak istediğiniz hayatı yaratmaya koyulabilirsiniz. Hiçbir şey size karşı değil. Tüm Yaşam hizmetinizde.
Sayfa 122
NEDEN BİRİ BAŞARILI OLURKEN BİR BAŞKASI BAŞARISIZLIĞA UĞRAR? Emmet Fox'un "Yapıcı Düşünce Yoluyla Elde Edilen Güç adlı kitabında şöyle bir bölüm var: Şans diye bir şey yoktur. Hiçbir şey şans eseri olmaz. lyi ya da kötü, yaşadığınız her şey değişmeyen, kaçınılmaz yasanın bir sonucudur. Ve o yasayı yöneten de yalnızca sizsiniz. Hiç kimse size hiçbir zarar veremez, fakat çoğu zaman öyle görünür. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak bugünkü arzu ettiğiniz ya da etmediğiniz koşulları siz hazırladınız ve sonuç fiziksel sağlığınıza ya da bugünkü durumunuza yansıdı. Siz, yalnızca siz bunları ısmarladınız ve teslim aldınız. Kendiniz ve hayat hak- kinda yanlış düşünmeye devam ettiğiniz sürece aynı güçlüklerle karşılaşmaya devam edeceksiniz. Her tohumun kendi cinsinden meyve vermesi kaçınılmazdır ve düşünce de kaderin tohumudur.
Sayfa 121
Sınırlama, gerçek değildir; onu sürekli ikametimiz haline getirmemeliyiz. Orada zihinsel olarak kamp kurmuş olabiliriz ama aslında bize göre değil o. bizi hapseden eski sınırlamaları silip yeni, genişletilmiş bir düşünce yolu izlememiz gerekiyor.
Sayfa 103
Bilinçaltı, duygulara karşılık verir. Birçok emri duygularımızla veririz. Hayatımızla ilgili duyguları- mızla. Kararlılık da bir duygu meselesidir. Kendinizi huzursuz ve güvensiz hissetmekten vazgeçin. Her problemin bir çözümü olduğunu ve bu çözümleri, yanıtları bulabileceğinizi bilin. Hayat, sabah kalktığımız andan gece uykuya dalıncaya kadar yaptığımız seçimlerden ibarettir. Yumurtayı nasıl yiyeceğimize, hangi kravati takacağımıza, ne tip tavırlar takınacağımıza karar veririz. Gördüğümüz ve yaşadığımız her şey bu seçimlerin, kendimizle ilgili inançlarımızın sonucudur. Kendimize güven duyup duymayacağımız bize bağlıdır. Hayata nasıl yaklaşacağımız bize bağlıdır. Şairin dediği gibi, "kaderimizin efendisi, ruhumuzun kaptanıyız." Bunu anladığımız zaman, Tanrı tarafından bize verilen hakimiyete sahip oluruz. Sadece kendini-yönetme yoluyla hayatımıza hakim olabiliriz. Bir kez kontrolu ele geçirdik mi, artık karar vermek kolaylaşır. Bir gemi Doğu'ya gider, biri Batı'ya esen aynı rüzgârla; Hangi yöne gidileceğini belirleyen rüzgâr değil, yelkendir. Ella Wheeler Wilcox
Sayfa 97