KİŞİSEL FAKTÖR
Yapmam gerekenin, içimdeki Yüce Zekâ'yı benim adıma karar vermesi için yönlendirmek olduğunu anladım. Yaptığım meditasyon şöyle bir şeydi:
"İçimdeki Mükemmel Zekâ, yüce ve mükemmel Ben, seni, adıma karar vermek üzere yönlendiriyorum. Biliyorum ki sen, Her şeyi Bilen Evrensel Akıl'la bir bütünsün.Bu yüzden de en doğru kararın ne olduğunu biliyorsun. Sonra büyük bir rahatlık hissettim. Emirler gelene dek yapmam gereken bir şey olmadığını biliyordum. Neyi, nasıl yapmam gerektiği söylenecekti. Sonra, içimdeki bilge gerçekten de doğru yolu gösterdi ve beni kararsızlık içinde kalmaktan kurtardı.
Ben'e güveni oluşturmak için atılması gereken ilk adım kendi küçük benliğimizi yoldan çekmektir. İsa Bu gerçeği idrak ettiği için ben kendim hiçbir şey yapamam demişti.
Onaylanmama korkusu yalnızca çocuklara ait bir sorun değildir; her yaşta insan yaşayabilir bu korkuyu. Birçok insan, arkadaşları tarafından onaylanmama korkusu yüzünden becerilerini ortaya koymaktan kaçırır. Bu korku, insanların orijinal düşüncelerden uzak durup çoğunluğun düşüncelerine körü körüne bağlanma eğilimini açıklıyor. Bugün uygarlığımızda, "normal" olma isteği neredeyse fetiş haline gelmiştir. Sonunda insan düşünebilme yeteneğine olan inancını yitirir; gazete kutsal kitabı, arkadaşlarının onayı ise en büyük amacı olur. Böylece gerçek kimliğini kaybeder.
Ego uzun yıllar sonunda geliştirdiğimiz dış benliktir, kişilik benliğidir. İngilizce'de kişilik anlamındaki personality kelimesi Latince'de maske anlamında kullanılan persona kelimesinden gelir. Kişiliğimiz, gerçek olduğuna inanmalarına ümit ederek insanlara gösterdiğimiz maskemizdir. Kimsenin o maskenin ardına bakıp da o güvensiz küçük insanı görmesini istemeyiz. Bu yüzden Ego ya da kişilik maskemizin düşürüleceği endişesiyle, onu korumak için hemen her şeyi yaparız.