Said Kasırga

Said Kasırga
@Hurricanesaid
Okumaktan mana ne, kişi kendin bilmektir.
Öğretmen
Lisans
Balıkesir
Üsküdar, 21 Haziran 1993
73 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Benim de ağrıyor baba," dedi "herkesin az çok ağrıyor içi." Mürşit şaşırdı, yanlış mı duydum, soyut, elle tutulmayan, tarif edilemeyen bir ağrıdan söz ettim ve kızım anladı mı yani diye düşündü. Bende de var dedi üstelik Kızının gözlerinde varlığından daha önce haberdar olmadığı bir irade gördü, daha çok şaşırdı. "Yaşamak böyle bir şey değil mi zaten baba.. dinmeyen bir ağrı." Elvan dünyanın, boşluğun, ağrının farkında. Elvan yaşamak denen şeyin bu ağrıyla uzlaşmak olduğunu anlamış. Kızını hiç tanımamış meğer. Kızı kendi hayatının iplerini elinde tutuyor.
Sayfa 242
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nedir derdin Mürşit? Derdini anlatmayan derman bulamaz, anlat," derdi eskiden. Derdim dünya Şükran. Dünya bende ağrı yapıyor, anladın mı? Anlamadın. Anlamazsın, çünkü kadınsın, dünyadan şikâyet etmek bir lüks ve bu lüks kadınlara tanınmamış. Senin varlık sebebin şu berbat hayatımızın çarkını çevirmek, ama sen bu çarkı bir durdursan var ya, dünya göçer, inan.
Sayfa 219
. "Cumaya da söyle, beni affetsin." Mürşit "Affedecek bir şey yok," dedi. "Sen onun yapmanı istediği şeyi yaptın." Madenci derin bir kederle güldü. "Zavallının ağzını burnunu kırdım." "İstediği buydu. Senden kesin bir cevap alması lazımdı." Madenci anlayamıyorum der gibi başını salladı. Mürşit küçük günahlar bunlar diye düşündü, dövülmeye alışık bir zavallıyı burnundan kan getirene dövmek, hatırlamaktan korkmadığımız küçük bir günah sadece. İşleriz, unuturuz, hatırladığımızda da kendimizi affetmişizdir, gülümseriz, hepsi o kadar. Cuma madende işe giremediği için kendini suçluyordu," dedi. "Artık suçlamayacak. Yapabileceği her şeyi yaptı. Sana yalvardı, dilendi, ayaklarına kapandı, sonunda kan revan içinde kaldı, daha ne yapsın?"
Sayfa 216
İçin uyuyor abi, bildiğin uyuyor," demiş. "Ama gözün görüyor, kulağın duyuyor, aklın zehir gibi çalışıyor. Çatışma çıkıyor mesela, her şeyin farkındasın, siper alıyorsun, ateş ediyorsun, öldürüyorsun, sağ kalıyorsun. Sonra anlatıyorlar, böyle böyle oldu diyorlar, ama sen bir saniyesini bile hatırlamıyorsun. Pasif uyku bu, bazen günlerce sürüyor." Madenci içini çekti. "Çocuk inkârın adını pasif uyku koymuştu," dedi. "Yaşadıklarını hatırlamak istemiyordu, bu yüzden içini uyutuyordu. Sonunda öldü.
Sayfa 207
Mürşit sabah evden çıktığında sokakta Pehlivan'ın oğullarını görmüştü. Hamuruna umut konması, yaşama arzusu konması unutulmuş olduğu için kendini Yolvermez'in uçurumuna atan kız kardeslerini çoktan unutmuşlar, yaşamanın yolunu yaşamaya asılmakta bulmuşlar.
Sayfa 189