"Sporcu yetiştirmek istersin. Adama antrenman yaptırman lazım. Talebe yetiştirmek istersin. Ona ders çalıştırman lazım.
Yani bir adamı hangi meslekte yetiştirmek istiyorsan o mesleğin gereklerine göre zorlaman lazım. Konu dine gelince dinde zorlama yoktur. E be ahmak adam! Bu dinsizler için bir Ayeti Kerime'dir. Sana zorlamanın ağa babası var. Ne demek zorlanmayacaksın ya. Beyefendi sen Müslüman oldun. Sen zorlanmayı isteyen adamsın artık. Sen 'Antrenmana sokun beni, benden Rabbimin razı olduğu bir adam çıksın.' demiş olan adamsın farkında değilsen öğren, tekrar şehadet getir. Bunun farkında olmamak da acı bir şey.
Peki bunun farkındalığını sağlayan tek şey ne dünyada? Bunun yaşam biçimi. Bugün Öztürkçe karşılığı ne? Tasavvuf. Oraya gelince neden tukaka edersiniz? Çünkü insanlığı zora sokan tek anlayış bu. Gerisin geri bütün anlayış şu; yav okuyun çocuklar, okuyup anlayın, anlayıp yaşayın. E Peygamber Aleyhisselatu Vesselam da yapaydı ağabey, bu çok güzel bir iş vallaha. Savaşsız, kılıçsız. Çık Sahabeye de ki; 'Namazınızı kılın, akşamleyin size vahiy olarak gelenleri tekrar edin, Allah kabul etsin.' niye uğraşıyorsun ya. Hicret, zulüm, mücadele ne gereği vardı ki. Çoluğunu, çocuğunu, amcanı şehit olarak vermek.
E bütün bunları niye veriyorsun? Dünyayı ahseni takvim üzere Zikri Ebed'e dahil etmek için. O sevgi çünkü hepsini kurtarmayı arzu ettiriyor.
Müslüman adam Cenabı Hakk'ı o kadar çok seviyor ki sevgisini paylaşmak istiyor. Bunun tam karşısında nefsi emmaredeyse duygu şu; kazanmalıyız.
Bir komünist bir çocuğu komünist yaptığı zaman duygusu şudur; kazandık bu çocuğu, kazanılmış değer. Müslüman için böyle değil. Çünkü 'Vema tevfiki illa billah.' başarı Allah'a aittir. Kazanan O'dur, söylettiren O'dur. Ben sevgimi paylaştım.
Hazreti Mevlana'nın yazdığı beyitler