Fituhatı Seyyid Muhammed Ruhi esma-ül Hüsna 2 cilt
Sayfa.298.299
Ya Alim Esma serif
Nefsi evvameden nefsi mülhimeye geçerken hem nefis hem de şeytan kendisine “Ey kul! Şimdi yeni şeyler öğreniyorsun. Ya öğrendiğin şeyler doğru değilse? gunları söyleyen Allahu Zülcelal değil. Bak, bunları söyleyen Peygamber Aleyhisselatü Vesselam da değil. Belki Şeyh'in söylemiş olduğu şeyler yanlıştır, bir kez de bunu kaynaklarından, hakikatin nereden geldiğini araştırsan.”
diyerek insanı tekrar eski haline döndürme peşindedir.
Halbuki Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam zamanındaki Ashabı Kiram'a da bakarsak bedevi dediğimiz çöllerde yaşayan insan tipinden tutun da dönemin içerisinde söz sahibi olan insanlara kadar hemen hepsinin aynı eğitim metedolojisi içerisinden ruh hallerine göre farklı yöntemlerle geçtiklerini
görürsünüz.
İnsan nefsi levvamenin içerisindeyken bu kıyası yapabilecek imkana sahip değildir. Buna rağmen bu kıyası yapması nefsin levvamede çakılıp kalmasına
sebebiyet verir.
Nefsi levvameden mülhimeye geçişin yolu kıyastan vazgeçebilmekle mümkündür. Nefis için bu hal zorlanacak ve sıkıntıya düşülecek bir haldir. Çoğu zaman insanlar kendilerine hakikat telkini yapan alimlere, mürşidlere, Evliyaullah'a karşı “Nerden biliyorsun? Nerden çıkardın? Bu işin doğrusunun bu olduğunu nasıl iddia edersin veya nasıl ispat edersin?” gibi ifadelerle karşı çıkarlar,
Hal lisanı karşısında bilginin üstün getirilebilme çabası levvamede yaşanan bir durumdur. Bilginin yazılı kaynaktan hal kaynağına ve hal sonucun, dönüşmesiyle mülhime meydana gelir. O zaman insan bildiği her şeyden
vazgeçmiş, öğrendiği her şeyi yaşayan bir Sıfatı İlahi'ye kavuşmuş olur.
Nefsi mülhimedeyken insan artık kendisine söylenmiş her şeyi kabul eder bir
halde ve sadakat terazisi