Kendi ayağımızla gittik kader dedik .Hiç bir şey yapmadık kendimizi zincirledik. Sattler ,zamanlar takvimler söyledi ama biz inanmadık. Hayatlarımızı yapmak istediklerinizi heyellerimizi ömür boyu erteledik . Vijdanımızın huzurunu bozmamak için her acıyı hikmetle yorumladık. Başımızı gelen her haksızlık kendimizdendir . Hareketin sırrı ve değişimin başlangıcı budur...
Senin gönlün daima meshur ve musahhardır,
Mazursun...
Sen gamın ne olduğunu hiç bilmedin,
Mazursun...
Ben sensiz bin gece kan yuttum,
Sen bir gece sensiz kalmadın,
Mazursun...
Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.
Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor;ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor;ben gidiyorum.
Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan