Geceye de sabahın verdiği güçle 'vur ulan ben kolay ölmem' demek istedi, diyemedi. Ölüm ki damarımda cirit atan, sabahı bile kendiyle aydınlatan bir hengame, bir farkındalık. Ölmem demedi bu kez, ölümü sevdi. Yarasını sevdi, var ol dedi.
Ölümün ve ayrılığın yıkılmaya hazır ama inatla ayakta duran gövdeme, gövdemle ve dahi - yüreğimle- bir ıstırap daha eklemeyi unutmadığı; ama en okkalısından bir hamle eklediği bir gece. Sabahı ölümün aksine canla, canımla geçirmenin verdiği güçle geceye 'merhaba' dedi.
Hissetmek, tüm duyguların üstünde bir duygudur.
-Ama kimin yetisi vardır buna?
Elbette sadece bir şairin: ve şairler her zaman bilirler kendilerini avutmayı.