İsa Gürler

Sisifos, tanrıların paryası, güçsüz ve ayaklanmış Sisifos, düşkün durumunun bütün enginliğini bilir: İnişi sırasında bunu düşünür. Bunalımını oluşturan açık görüşlülük aynı zamanda yengisini de tüketir. Hor görünün aşamadığı yazgı yoktur.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Değişik bir sanat yapıtı anlayışına götürüyor bu. Bir yaratıcının yapıtı, çoğu zaman, birbirinden ayrı tanıklıklar dizisi olarak görülür. Böylece sanatçıyla yazıncı birbirine karıştırılır. Derin bir düşünce sürekli oluş içindedir, bir yaşamın deneyimiyle birleşir, orada biçimlenir. Aynı biçimde, bir insanın biricik yaratımı da birbiri ardından gelen birçok yüzlerde, yani yapıtlarda güçlenir. Birbirlerini bütünler, düzeltir ya da birbirlerine yetişirler, birbirleriyle çelişirler de. Yaratımı bitiren bir şey varsa, gözleri kararmış sanatçının yengin ve aldatıcı haykırışı, 'Her şeyi söyledim' çığlığı değildir bu, yaratıcının ölümüdür, deneyimini ve dehasının kitabını kapayan ölümü.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Felsefe
Tanrı-insan değildir, insan-Tanrı’dır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Felsefe
Anlatım düşüncenin bittiği yerde başlar. Tapınakları ve müzeleri dolduran o boş gözlü delikanlıların felsefeleri devinimlere konulmuştur.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Felsefe
Dünya apaçık olsaydı, sanat olmazdı.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Felsefe